Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 36

Üçüncü Esas

Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 36. sayfası — Üçüncü Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

ettirmek için kelâmıyla taltif edip, fermanıyla tavzif etmektir.

Şimdi şu hikmet-i âliyeye bakmak için iki temsil dürbünü ile tarassud edeceğiz.

Birinci temsil:Onbirinci Söz'ün hikâye-i temsiliyesinde tafsilen beyan edildiği gibi: Nasıl ki bir Sultan-ı Zîşan'ın, pekçok hazineleri ve o hazinelerde pekçok cevâhirlerin envâı bulunsa, hem sanayi-i garibede çok mahareti olsa ve hesapsız fünun-u acibeye marifeti, ihâtası bulunsa, nihayetsiz ulûm-u bedîaya ilim ve ıttılaı olsa.. her cemâl ve kemâl sahibi, kendi cemâl ve kemâlini görüp ve göstermek istemesi sırrınca, elbette o sultan-ı zîfünun dahi, bir meşher açmak ister ki; içinde sergiler dizsin, tâ nâsın enzârına saltanatının haşmetini, hem servetinin şa'şaasını, hem kendi san'atının hârikalarını, hem kendi marifetinin garîbelerini izhar edip göstersin; tâ cemâl ve kemâl-i mânevîsini iki vecihle müşâhede etsin. Bir vechi: Bizzat nazar-ı dekâik-aşinasıyla görsün. Diğeri: Gayrın nazarıyla baksın. Ve şu hikmete binaen elbette cesîm, muhteşem, geniş bir saray yapmağa başlar. Şâhâne bir surette dairelere, menzillere taksim eder. Hazinelerinin türlü türlü murassaâtıyla süslendirip, kendi dest-i san'atının en güzel, en latif

Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir