Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 38
Üçüncü Esas
Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 38. sayfası — Üçüncü Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
marziyâtı ve arzuları dairesinde teşrifât merasimini tarif etsin...
Aynen öyle de:
وَ لِلّٰهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى
Ezel Ebed Sultanı olan Sâni-i Zülcelâl, nihayetsiz kemâlâtını ve nihayetsiz cemâlini görmek ve göstermek istemiştir ki; şu âlem sarayını öyle bir tarzda yapmıştır ki; herbir mevcud, pekçok dillerle O'nun kemâlâtını zikreder, pek çok işaretlerle cemâlini gösterir. Esmâ-i Hüsna'sının herbir isminde ne kadar gizli mânevî defineler ve herbir ünvan-ı mukaddesesinde ne kadar mahfî letâif bulunduğunu, şu kâinat bütün mevcûdâtıyla gösterir. Ve öyle bir tarzda gösterir ki: Bütün fünun, bütün desâtiriyle şu kitâb-ı kâinatı, zamân-ı Âdem'den beri mütâlâa ediyor. Halbuki o kitap, esmâ ve kemâlât-ı İlâhiyeye dair ifade ettiği manaların ve gösterdiği âyetlerin öşr-i mi'şarını daha okuyamamış. İşte şöyle bir saray-ı âlemi, kendi kemâlât ve cemâl-i mânevisini görmek ve göstermek için bir meşher hükmünde açan Celîl-i Zülcemâl, Cemîl-i Zülcelâl, Sâni-i Zülkemâl'in hikmeti iktiza ediyor ki: Şu âlem-i arzdaki zîşuurlara nisbeten abes ve faydasız olmamak için, o sarayın âyetlerinin manasını birisine bildirsin. O saraydaki acâibin
Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir