Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 109
Mu'cizât-ı Ahmediye
Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 109. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
birer işaret ederek,
جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
deyip, hangisine işaret etti, yere düştü. Sanemin yüzüne işaret ettiyse, arkasına düşer; arkasına işaret ettiyse, yüz üstüne düşer ve hâkezâ.. sanemler yere yuvarlandılar."
Sekizinci Misâl:Meşhur Buhayra-yı Rahib'in meşhur kıssasıdır ki nübüvvetten evvel, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, amucası Ebu Tâlib ve bir kısım Kureyşî ile beraber, Şam tarafına, ticarete gidiyorlar. Buhayra-yı Râhib'in kilisesi civarına geldikleri vakit oturdular. İnsanlar ile ihtilât etmeyen münzevî Buhayra-yı Rahib birden çıkageldi. Kafile içinde Muhammedü'lEmîn'i(A.S.M.)gördü. Kafileye dedi:"Şu Seyyidü'l-Alemîndir ve peygamber olacaktır."Kureyşîler dediler: "Neden biliyorsun?" Mübarek Râhib dedi ki:"Siz gelirken baktım ki, havada, üstünüzde bir parça bulut vardı. Siz otururken, şu Muhammedü'l-Emîn (A.S.M.) tarafına bulut meyletti, gölge yaptı. Hem görüyordum ki; taş, ağaç Ona secde eder gibi bir vaziyet gördüm. Bu ise, nebîlere yapılır."
Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir