Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 169
Mu'cizât-ı Ahmediye
Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 169. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
gösteriyor ki:Şu kâinatın her nev'i, her âlemi; Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı tanır, alâkadardır. Herbir nev'-i kâinatta, Onun mu'cizatı görünüyor. Demek o Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) Cenâb-ı Hakk'ın –fakat kâinatın hâlıkı itibariyle ve bütün mahlukatın rabbi ünvaniyle– memurudur ve resûlüdür.Evet, nasıl ki bir pâdişahın büyük ve müfettiş bir memurunu herbir daire bilir ve tanır; hangi daireye girse, onunla münasebetdar olur; çünkü, umumun padişahı nâmına bir memuriyeti var. Eğer, meselâ yalnız adliye müfettişi olsa, o vakit adliye dairesiyle münasebetdar olur. Başka daireler onu pek tanımaz. Ve askeriye müfettişi olsa, mülkiye dairesi onu bilmez. Öyle de, anlaşılıyor ki; bütün devâir-i saltanat-ı İlâhiyede, melekten tut, tâ sineğe ve örümceğe kadar herbir tâife, Onu tanır ve bilir veya bildirilir. Demek, Hâtemü'l-Enbiyâ ve Resûl-i Rabbi'l-âlemîndir. Ve umum enbiyânın fevkınde risâletinin şümûlü var.
ONALTINCI İŞARET:
İrhâsât denilen bi'set-i nübüvvetten evvel, fakat nübüvvetle alâkadar olarak vücuda
Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir