Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 228

Mu'cizât-ı Ahmediye

Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 228. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

sırr-ı icma'ını câmi'dir. Yâni bütün o ehl-i kalb ve akıl, Kur'ân-ı Hakîm'in mücmel ahkâmını ve esâsâtını tasdik eder bir surette, o esâsâtı kitaplarında zikredip kabul etmişler. Demek onlar, Kur'ân şecere-i semâvîsinin kökleri hükmündedirler.

Hem Kur'ân-ı Hakîm vahye istinad ediyor ve vahiydir. Çünkü; Kur'ân'ı nâzil eden Zât-ı Zülcelâl, mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) ile, Kur'ân vahiy olduğunu gösterir, isbat eder. Ve nâzil olan Kur'ân dahi, üstündeki i'caz ile gösterir ki, Arş'tan geliyor. Ve münzel-i aleyh olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bidâyet-i vahiydeki telâşı ve nüzûl-i vahiy vaktindeki vaziyet-i bîhûşu ve herkesten ziyade Kur'ân'a karşı ihlâs ve hürmeti gösteriyor ki; vahiy olup ezelden geliyor. Ona misafir oluyor.

Hem o Kur'ân, bilbedâhe mahz-ı hidayettir. Çünkü onun muhalifi, bilmüşahede küfrün dalâletidir. Hem bizzarure Kur'ân envâr-ı îmâniyenin mâdenidir. Elbette envâr-ı îmâniyenin aksi, zulümattır. Çok Sözlerde bunu kat'î olarak isbat etmişiz.

Hem Kur'ân; bilyakîn, hakaikın mecmaıdır. Hayâlât ve hurâfat, içine giremez.

Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir