Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 33
Mu'cizât-ı Ahmediye
Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 33. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Âl-i Beyt ise, hakâik-ı İslâmiye'yi ve ahkâm-ı Kur'âniye'yi muhafazaya memur idiler. Hilâfet ve saltanata geçen, ya nebî gibi mâsum olmalı, veyahut Hulefâ-i Râşidîn ve Ömer İbn-i Abdülâziz-i Emevî ve Mehdi-i Abbâsî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki aldanmasın. Halbuki, Mısır'da Âl-i Beyt namına teşekkül eden Devlet-i Fâtımiye hilâfeti ve Afrika'da Muvahhidîn hükûmeti ve İran'da Safevîler Devleti gösteriyor ki; saltanat-ı dünyeviye, Âl-i Beyt'e yaramaz; vazife-i asliyesi olan hıfz-ı dîni ve hizmet-i İslâmiyet'i onlara unutturur. Halbuki saltanatı terk ettikleri zaman, parlak ve yüksek bir surette İslâmiyet'e ve Kur'ân'a hizmet etmişler.
İşte bak! Hazret-i Hasan'ın neslinden gelen aktablar, hususan Aktâb-ı Erbaa ve bilhassa Gavs-ı Âzam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî ve Hazret-i Hüseyin'in neslinden gelen imamlar, hususan Zeynel'âbidîn ve Câfer-i Sâdık ki, herbiri birer mânevî mehdî hükmüne geçmiş, mânevî zulmü ve zulümatı dağıtıp, envâr-ı Kur'âniye'yi ve hakâik-ı îmâniyeyi neşretmişler. Cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.
Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir