Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 76

Mu'cizât-ı Ahmediye

Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 76. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Mukaddime:

Mâlumdur ki cemaatler içinde vuku bulan hâdiseler, âhâdî bir surette nakledilse, tekzib edilmediği vakit, doğruluğunu gösterir. Çünkü, insanın fıtratında yalana "yalandır" demeye cibillî bir meyil vardır. Hususan, her kavimden ziyade yalana karşı sükut etmez sahâbeler olsa; hususan hâdiseler, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a taallûk etse ve bilhassa nakleden, meşâhir-i sahâbeden olsa; elbette o haber-i vâhid sâhibi, o hâdiseyi gören cemaatı temsil eder hükmünde rivayet eder. Halbuki şimdi bahsedeceğimiz mu'cizat-ı mâiyeyi, herbir misâli çok tarîklerle, çok sahâbelerin ellerinden, binler tâbiînin muhakkikleri el atıp almışlar; sağlam olarak ikinci asır müçtehidlerinin ellerine vermişler. Onlar da, kemâl-i ciddiyetle ve hürmetle el atıp, kabul edip, arkalarındaki asrın muhakkiklerinin ellerine vermişler. Her tabaka, binler kuvvetli ellerden geçip, gele gele tâ asrımıza gelmiş. Hem asr-ı saâdette yazılan kütüb-ü ehâdîsiye sağlam olarak devredilip tâ Buharî ve Müslim gibi ilm-i hadîsin dâhî imamlarının eline geçmiş. Onlar da, kemâl-i

Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir