Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 100

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 100. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

şu düsturlarındandır ki, bütün mehâsiniyle beraber beşerin yüzde ancak yirmisine bir nevi sûrî saadet verip seksenini rahatsızlığa, sefalete atmıştır.

Amma hikmet-i Kur'âniye ise, nokta-i istinadı, kuvvet yerine "hakk"ı kabul eder. Gayede, menfaat yerine "fazilet ve rıza-yı İlâhî"yi kabul eder. Hayatta, düstûr-u cidâl yerine "düstûr-u teâvün"ü esas tutar. Cemaatlerin rabıtalarında, unsuriyet ve milliyet yerine "rabıta-i dînî ve sınıfî ve vatânî" kabul eder. Gayâtı, "Hevesât-ı nefsâniyenin nâmeşrû tecâvüzâtına sed çekip ruhu maâliyâta teşvik ve hissiyât-ı ulviyesini tatmin etmektir ve insanı kemâlât-ı insaniyeye sevkedip insan etmektir." Hakkın şe'ni ise, ittifaktır. Faziletin şe'ni, tesanüttür. Teâvünün şe'ni, birbirinin imdadına yetişmektir. Dinin şe'ni, uhuvvettir, incizabdır. Nefs-i emmareyi gemlemekle bağlamak, ruhu kemâlâta kamçılamakla serbest bırakmanın şe'ni, saadet-i dâreyndir. İşte, medeniyet-i hâzıra, edyân-ı sâbıka-i semâviyeden, bâhusus Kur'ân'ın irşâdâtından aldığı mehâsinle beraber Kur'ân'a karşı böyle hakikat nazarında mağlûb düşmüştür.

Üçüncü derece:Binler mesâilinden

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir