Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 109
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 109. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Üçüncü Cilve:Kur'ân-ı Hakîm, her asırdaki tabakat-ı beşerin herbir tabakasına güya doğrudan doğruya o tabakaya hususî müteveccihdir, hitab ediyor. Evet, bütün benî-Âdem'e bütün tabakatiyle en yüksek ve en dakik ilim olan îmana ve en geniş ve nuranî fen olan marifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maârif olan ahkâm-ı İslâmiye'ye dâvet eden, ders veren Kur'ân ise, her nev'e, her taifeye muvafık gelecek bir ders vermek elzemdir. Halbuki, ders birdir, ayrı ayrı değil. Öyle ise, aynı derste tabakat bulunmak lâzımdır. Derecâta göre herbiri, Kur'ân'ın perdelerinden bir perdeden hisse-i dersini alır. Şu hakikatın çok nümûnelerini zikretmişiz. Onlara müracaat edilebilir. Yalnız burada bir-iki cüz'ünün, hem yalnız bir-iki tabakasının hisse-i fehmine işaret ederiz.
Meselâ:
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ
Kesretli tabaka olan avâm tabakasının şundan hisse-i fehmi:"Cenâb-ı Hak, peder ve veledden ve akrandan ve zevceden münezzehdir."
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir