Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 140

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 140. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

pek uzun olur. Onun için birtek kelimeyi nümune olarak göstereceğiz.

Meselâ:

اِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ

kelimesi ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a'mâli bir sahife içinde yazılı olarak neşrediliyor. Şu mes'ele, kendi kendine çok acâib olduğundan, akıl ona yol bulamaz. Fakat sûrenin işaret ettiği gibi haşr-ı baharîde başka noktaların nazîresi olduğu gibi, şu neşr-i suhuf nazîresi pek zâhirdir. Çünkü; her meyvedar ağacın, ya çiçekli bir otun da amelleri var, fiilleri var, vazifeleri var, (Esmâ-i İlâhiyeyi ne şekilde göstererek tesbihat etmiş ise) ubûdiyetleri var. İşte onun bütün bu amelleri tarih-i hayatlarıyla beraber umum çekirdeklerinde, tohumcuklarında yazılıp başka bir baharda, başka bir zeminde çıkar. Gösterdiği şekil ve suret lisaniyle, gayet fasih bir surette, analarının ve asıllarının a'mâlini zikrettiği gibi, dal, budak, yaprak, çiçek ve meyveleriyle, sahife-i a'mâlini neşreder. İşte gözümüzün önünde bu Hakîmâne, Hafîzâne, Müdebbirâne, Mürebbiyâne, Lâtifâne şu işi yapan O'dur ki, der:

اِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir