Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 184

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 184. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

benzemek ve taklid etmek şevkiyle ve düşmanları dahi Kur'ân'a mukabele ve tenkid etmek sevkiyle o vakitten beri yazdıkları ve yazılan ve telâhuk-u efkâr ile terakki eden milyonlar Arabî kitaplar ortada geziyor. Hiçbirisi ona yetişemediğini, hattâ en âmî adam dahi dinlese, elbette diyecek: "Bu Kur'ân, bunlara benzemez ve onların mertebesinde değil. Ya onların altında veya umumunun fevkınde olacak. Umumunun altında olduğunu dünyada hiçbir ferd, hiçbir kâfir, hattâ hiçbir ahmak diyemez. Demek mertebe-i belâgatı umumun fevkındedir."

Hattâ bir adam

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ

dedi: "Bunun hârika telakki edilen belâgatını göremiyorum?" Ona denildi: "Sen dahi bu seyyah gibi o zamana git, orada dinle." O da kendini Kur'ân'dan evvel orada tahayyül ederken gördü ki; mevcudat-ı âlem, perişan, karanlıklı, câmid ve şuursuz ve vazifesiz olarak hâlî, hadsiz, hudutsuz bir fezada, kararsız fâni bir dünyada bulunuyorlar. Birden Kur'ân'ın lisanından bu âyeti dinlerken gördü: Bu âyet, kâinat üstünde,

âyetini okudu,

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir