Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 189
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 189. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
bilhassa şeriat-ı kübrânın büyük müçtehidleri ve usûlü'd-din ve ilm-i kelâmın dâhî muhakkikleri gibi, her taife kendi ilmine ait bütün hâcâtını ve cevaplarını Kur'ân'dan istihrac etmeleri, Kur'ân'ın menba-ı hak ve mâden-i hakikat olduğuna bir imzadır.
Hem edebiyatça en ileri bulunan Arap edibleri –şimdiye kadar müslüman olmayanlar– muârazaya pekçok muhtaç oldukları halde, Kur'ân'ın i'cazından yedi büyük vechi varken, yalnız birtek vechi olan belâgatının tek bir sûresinin mislini getirmekten istinkâfları ve şimdiye kadar gelen ve muâraza ile şöhret kazanmak isteyen meşhur beliğlerin ve dâhî âlimlerin O'nun hiçbir vech-i i'cazına karşı çıkamamaları ve âcizane sükut etmeleri; Kur'ân, mu'cize ve tâkat-i beşerin fevkınde olduğuna bir imzadır.
Evet, bir kelâm,"Kimden gelmiş ve kime gelmiş ve ne için?"denilmesiyle kıymeti ve ulviyeti ve belâgatı tezahür etmesi noktasından Kur'ân'ın misli olamaz ve O'na yetişilmez. Çünkü;Kur'ân, bütün âlemlerin Rabbi ve bütün kâinatın Hâlıkının hitabı ve konuşması; ve hiçbir cihette taklidi ve tasannuu ihsas edecek hiçbir emare bulunmayan bir
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir