Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 195
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 195. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
nihayetsiz belâgattedir. Hem, umuma her vakitte hidayettir. Halbuki şöyle bâzı hâdisat-ı cüz'iyeyi tarihvârî bir surette musırrane tekrar etmekte ne mâna var? Bir ineği kesmek gibi bir vâkıa-i cüz'iyeyi, o kadar mühim tavsifat ile böyle zikretmek, hattâ o sûre-i azîmeye de El-Bakara tesmiye etmekte ne münasebet var? Hem de Âdem'e secde olan hadise, sırf bir emr-i gaybîdir. Akıl ona yol bulamaz. Kavî bir îmândan sonra teslim ve iz'an edilebilir. Halbuki Kur'ân, umum ehl-i akla ders veriyor. Çok yerlerde
اَفَلاَ يَعْقِلُونَ
der, akla havale eder. Hem taşların tesadüfî olan bâzı hâlat-ı tabiiyesini ehemmiyetle beyan etmekte ne hidayet var?"
İlham olunan nüktelerin sûreti şudur:
Birinci Nükte:Kur'ân-ı Hakîm'de çok hâdisat-ı cüz'iye vardır ki, her birisinin arkasında bir düstûr-u küllî saklanmış ve bir kanun-u umumînin ucu olarak gösteriliyor.
Nasılki,
عَلَّمَ اٰدَمَ اْلاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا
Hazret-i Âdem'in melâikelere karşı kabiliyet-i hilâfet için bir mu'cizesi olan tâlim-i esmâdır ki, bir hadise-i cüz'iyedir. Şöyle bir düstûr-u küllînin
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir