Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 220
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 220. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
görülmüştür. Elbette taht etrafındaki adamların suretleri ile beraber sesleri de işitilmiştir. İşte, uzak mesafede, celb-i sûrete ve savta haşmetli bir surette işaret ediyor ve mânen diyor:
"Ey ehl-i saltanat! Adâlet-i tâmme yapmak isterseniz Süleymanvâri, rûy-i zemini etrafiyle görmeye ve anlamaya çalışınız. Çünkü, bir hâkim-i adâlet-pîşe, bir pâdişah-ı raiyyet-perver; aktâr-ı memleketine, her istediği vakit muttali olmak derecesine çıkmakla mes'uliyet-i mâneviyeden kurtulur veya tam adâlet yapabilir."Cenâb-ı Hak, şu âyetin lisan-ı remziyle mânen diyor ki:
"Ey benî-Âdem! Mâdem bir abdime geniş bir mülk ve o geniş mülkünde adâlet-i tâmme yapmak için; ahval ve vukuat-ı zemine bizzat ıttıla veriyorum ve mâdem herbir insana, fıtraten, zemine bir halife olmak kabiliyetini vermişim. Elbette o kabiliyete göre rûy-i zemini görecek ve bakacak, anlayacak istidâdını dahi vermesini, hikmetim iktiza ettiğinden vermişim. Şahsen o noktaya yetişmezse de, nev'an yetişebilir. Maddeten erişemezse de, ehl-i velâyet misillû, mânen erişebilir. Öyle ise; şu azîm nîmetten
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir