Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 225

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 225. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

emriyle Hâlık-ı Zülcelâl'e tesbihat ediyorlardı. Hazret-i Dâvud Aleyhisselâm ne söylese onlar da tekrar ediyorlardı. Nasılki şimdi vesâit-i muhabere ve vesâil-i irtibâtın kesret ve tekemmülü sebebiyle haşmetli bir kumandan, dağlara dağılan azîm ordusuna bir anda"Allahu Ekber"dedirir ve o koca dağları konuşturur, velveleye getirir. Mâdem insanın bir kumandanı, dağları sekenelerinin lisaniyle mecâzî olarak konuşturur; elbette Cenâb-ı Hakk'ın haşmetli bir kumandanı, hakikî olarak konuşturur, tesbihat yaptırır. Bununla beraber her cebelin bir şahs-ı mânevîsi bulunduğunu ve ona münasip birer tesbih ve birer ibadeti olduğunu, eski Söz'lerde beyan etmişiz. Demek her dağ, insanların lisanıyla aks-i sada sırrıyla tesbihat yaptıkları gibi, kendi elsine-i mahsusalarıyla dahi Hâlık-ı Zülcelâl'e tesbihatları vardır.

وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةً ٭ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ

cümleleriyle Hazret-i Dâvud ve Süleyman Aleyhimesselâma, kuşlar envâının lisanlarını, hem istîdadlarının dillerini, yâni hangi işe yaradıklarını, onlara Cenâb-ı Hakk'ın ihsan ettiğini şu cümleler gösteriyorlar. Evet mâdem

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir