Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 260

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 260. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

tarafına seyahati, şiddet-i hararet zamanında ve bataklık tarafına ve güneşin gurub âvânına ve volkanlı bir dağın fışkırması vaktine tesadüf ettiğini beyan etmekle, Afrika'nın tamam istilâsı gibi çok ibretli mes'elelere işaret eder.

Mâlûmdur ki, görünen hareket-i şems zâhirîdir ve Küre-i Arz'ın mahfî hareketine delildir, onu haber veriyor. Hakikat-i gurub murad değildir. Hem çeşme, teşbihtir. Uzaktan, büyük bir deniz küçük bir havuz gibi görünür. Hararetten çıkan sis ve buharlar ve bataklıklar arkasında görünen bir denizi, çamur içinde bir çeşmeye teşbîhi ve Arapça hem çeşme, hem güneş, hem göz mânâsında olan

عَيْنٍ

kelimesi, esrâr-ı belâgatça gayet mânidar ve münasibtir.

(Hâşiye): ف۪ى عَيْنٍ حَمِئَةٍ1501 deki عَيْنٍ1500 tâbiri, esrâr-ı belâgatça lâtif bir manayı remzen ihtar ediyor. Şöyle ki: "Semâ yüzü, güneş gözüyle zeminin yüzündeki cemâl-i rahmeti seyirden sonra, zemin dahi deniz gözüyle yukarıdaki azamet-i Îlâhiyeyi temâşâyı müteâkip o iki göz birbiri içine kapanırken, rûy-i zemindeki gözleri kapıyor" diye, mu'cizâne bir kelime ile hatırlatıyor ve gözler vazifesine paydos işaretine işaret ediyor.

Zülkarneyn'in nazarında uzaklık cihetiyle

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir