Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 344
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 344. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
mu'cizâne bir cezâlet izhar eder. Bazen iki kelimede, meselâ;
رَبُّ الْعَالَم۪ينَ
ve
رَبُّكَ
de,
رَبُّكَ
tabiriyle ehadiyeti ve
رَبُّ الْعَالَم۪ينَ
ile vâhidiyeti bildirir. Ehadiyet içinde vâhidiyeti ifade eder.Hattâ bir cümlede; bir zerreyi bir gözbebeğinde gördüğü ve yerleştirdiği gibi, Güneş'i dahi aynı âyetle, aynı çekiçle göğün gözbebeğinde yerleştirir ve göğe bir göz yapar.Meselâ:
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَ اْلاَرْضَ
âyetinden sonra
يُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَ يُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ
âyetinin akabinde
وَ هُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
der."Zemin ve göklerin haşmet-i hilkatinde kalbin dahi hâtıratını bilir, idare eder."der, tarzında bir beyânât cihetiyle o sade ve ümmiyet mertebesini ve avâmın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve câzibedar ve umumî ve irşadkâr bir mükâlemeye döner.
Bir Suâl:"Bazen ehemmiyetli bir hakikat, sathî nazarlara görünmediğinden ve
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir