Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 64
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 64. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
muhtelif bedevî çadırları gibi; güya tabaka-i türâbiye, yüksek direkler üstünde atılmış, o direklerin sivri başları o perde-i türâbiyeyi yukarıya kaldırmış, birbirine bakar pek çok muhtelif mahlukatın meskeni olarak tasavvur eder. O büyük azametli mahlukları, böyle yeryüzünde çadırlar misillû kolayca kuran ve koyan Fâtır-ı Zülcelâl'ine karşı secde-i hayret eder.
Coğrafyacı bir edîbin o kelâmdan kısmeti:Küre-i zemin, bahr-ı muhit-i havâîde veya esîrîde yüzen bir sefine ve dağları, o sefinenin üstünde tesbit ve muvazene için çakılmış kazıklar ve direkler şeklinde tefekkür eder. O koca Küre-i zemini, muntazam bir gemi gibi yapıp, bizleri içine koyup, aktâr-ı âlemde gezdiren Kadîr-i Zülkemal'e karşı:
سُبْحَانَكَ مَا اَعْظَمَ شَانُكَ
der.
Medeniyet ve hey'et-i içtimâiyenin mütehassıs bir hakîminin bu kelâmdan hissesi:Zemini, bir hâne ve o hâne hayatının direği, hayat-ı hayvâniye ve hayat-ı hayvâniye direği, şerait-i hayat olan su, hava ve topraktır. Su ve hava ve toprağın direği ve kazığı, dağlardır. Zira dağlar, suyun mahzeni,
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir