Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 77

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 77. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

gibi bir hud'anın emaresi olmadığı gibi bütün ciddiyetiyle, bütün safvetiyle, bütün hulûsiyle sâfi, berrak, parlak beyânı, nasıl gündüzün ziyası "Güneş'ten geldim." der. Kur'ân dahi, "Ben, Hâlık-ı âlemin beyânıyım ve kelâmıyım." der.

Evet, şu dünyayı antika sanatlarla süslendiren ve lezzetli nimetlerle dolduran ve sanatperverâne ve nimetperverâne şu derece sanatının acîbeleriyle, şu derece kıymetdar nimetlerini dünyanın yüzüne serpen, sıra-vârî tanzim eden ve zeminin yüzünde seren, güzelce dizen bir Sâni, bir Mün'im'den başka şu velvele-i takdir ve istihsanla ve zemzeme-i hamd ve şükranla dünyayı dolduran ve zemini bir zikirhane, bir mescid, bir temâşagâh-ı sanat-ı İlâhiyeye çeviren Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan kime yakışır ve kimin kelâmı olabilir! O'ndan başka kim ona sahip çıkabilir? O'ndan başka kimin sözü olabilir!.. Dünyayı ışıklandıran ziya, Güneş'ten başka hangi şeye yakışır!.. Tılsım-ı kâinatı keşfedip âlemi ışıklandıran beyân-ı Kur'ân, Şems-i Ezelî'den başka kimin nuru olabilir? Kimin haddine düşmüş ki; Ona nazîre getirsin, Onun taklidini yapsın? Evet, bu dünyayı sanatlarıyla

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir