Mufassal Tarihçe 1 — Sayfa 655

Mufassal Tarihçe-İ Hayat 1

Mufassal Tarihçe 1 kitabının 655. sayfası — Mufassal Tarihçe-İ Hayat 1 bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

bir tepki, bir itiraz ve bir direniş hadisesidir. Çıkan kanunların kısmen dinî inanç ve akidelere ters düşmesinin bir reaksiyonudur. Örneğin: Mart 1924 tarih ve 431 sayılı kanun ile, hilâfetin ilgası vesaire gibi... Hem aynı tarihlerde veya az sonraki senelerde, Türkiye'nin bir çok yerinde birçok insanlar, hükûmetin çıkartmış olduğu bazı kanunları dinî inanç ve akidelerine zıd görmüş ve o yüzden bir çok aileler vatanlarını terk edip hicreti ihtiyar etmiş olduklarını görüyoruz.

Mesela: 1925 senesi içinde çıkan şapka Kânunu'nu, dinine, akidesine ters düştüğünü gören, başta İstiklâl şairimiz Mehmed Akif gibi bir çok dindar ve hamiyetperver insanlar, vatanlarını terk edip başka memleketlere göçettikleri herkesin malûmudur. Bazı müttakî alim insanlar da, ölünceye kadar evlerinden dışarı çıkmadılar. Elmalılı Muhammed Hamdi(17) Efendi gibi... şimdi bile şam'da, Medine'de, Mısır'da, Libya'da o zamanlar çıkan kanunlar yüzünden hicret etmiş ailelere rastlamak mümkündür.

Hem Türkiye'de kitleler halinde şapka Kanunu'na karşı tepki gösterip direnenler çok olmuştur. Mesela, 14 Kasım 1925 Sivas'ta. 25 Kasım 1925 Erzurum'da.. 27 Kasım 1925 Maraş'ta.. 28 Kasım 1925 Rize'de.. 29 Kasım 1925'te yine Sivas'ta büyük direnişler ve ayaklanmalar olmuştu. Erzurum'da hadise üzerine sıkı yönetim ilân edilmiş, seksen kişi hapis edilmiş, bunların bir kısmı da i'dam edilmiştir. Rize'de de seksen iki kişi tutuklanmış, sekizi i'dam edilmişti. Keza Ankara ıstiklâl Mahkemesi de, şapka Kanunu'na karşı direnen bir çok yerde tutukladıkları yirmi yedi kişiden bazılarını i'dam etmişti. İskilipli Atıf Hoca bunlardandır. (Bak: Elli Yılın Tutanağı, Muzaffer Gökman S: 39-42)

Hülâsa: şeyh Said Hadisesi, çıkan bazı kanunlara karşı din va akidelesinin hassasiyeti hesabına gösterilen bir tepkiden başka bir şey değildir. Türk'e karşı Kürtlüğün bir hurûcu ise asla ve kat'a değildi.

Evet, bir kere merhum şeyh Said; dindar, alim ve sofi bir zat olup Nakşibendî şeyhlerindendi. Hatta ehl-i velâyet bir zat olduğunu, onun zamanından sağ kalıp gelen bazı alimler nakletmişlerdir. Elbette böyle âlim, dindar, müttaki, hatta velî bir zat; ırkçı, bölücü, yahut ecnebî oyuncağı olamazdı. Amma hareketinin muharriki olan içtihadı hatalıydı, metodu yanlıştı, denilebilir.

Mufassal Tarihçe 1 uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir