Mufassal Tarihçe 2 — Sayfa 1180

Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2

Mufassal Tarihçe 2 kitabının 1180. sayfası — Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2 bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Isparta hadisesi ile yakından ilgilenen Üstâd, o mevzu'da Isparta'ya gönderdiği mektupları çoktur, iki üç nümune kaydedelim:

1- “... Aziz Sıddık Kardeşlerim!

Hadise-i taarruziyeden mütessir olmayınız. Çünki mükerrer tecrübelerle Risale-i Nur inayet altındadır.

Hadisenin ilk vukuunda Üstâd'ın şu kesin ifadesi ile, neticenin beraat olacağını remzen haber vermektedir. A.B.

Hiç bir tâife şimdiye kadar böyle ehemmiyetli hizmette bizler kadar az meşakkatle kurtulan olmamış. Hem geçen Ramazandaki hastalığın ve Eskişehir'deki vaziyetimiz gibi, çok vakıalarla zahirî sıkıntılı meşakkatli halât altında, Risale-i Nur'un faydasına olarak inkişafâtı ve daha te'sirli fütûhâtı görülmüş. ınşaallah bu sıkıntılı hadise dahi münafıkların aks-i maksudu ile Risale-i Nur'un fütûhatını başka bir mecrada teshile vesile olur.

Beşinci şua' yirmibeş sene evvel mesaili yazılan, yalnız bir iki sahife tatbikat ilâve edilip şua'lara giren “Beşinci şua'”ellerine geçmesi ehemmiyetlidir. Fakat bunda da bir hikmet var. Belki onlara mesleklerini bildrirmek ve cehenneme gidenin mahiyetini bilmek için fevkalâde iktidar haricinde bir kaza-i ilâhidir diye Cenab-ı Hakk'ın inayetine ve hıfzına itimat edip merak etmeyiniz...”

Osmanlıca Kastamonu-1, s: 264.

2- Isparta hadisesinin bir başka safhasından bahseden bir mektubtada şöyle demektedir:

“... Evet, azm ve sebatınız ve ihlâs ve ciddiyetiniz, ehl-i dünyayı mağlub etmiş ve ediyor: Yoksa bir tek risaleyle yüzyirmi adamı tevkif eden adamlar, yüzotuz risaleyle bir tek adamı tevkif edemediklerinin sebebi, ihlâsınız ve metanetinizdir hükmediyorum...”

Aynı eser, s: 268.

Demek ki; Isparta'nın bu hadisesinde hiç bir Nur talebesi tevkif edilmemiştir.

3- Isparta hadisesinin neticesinden bahseden mektubundan da şunları okuyoruz:

“Aziz sıddık kardeşim! musibetzadelerin manevî galebesi, beraeti; değil yalnız sizleri ve bizleri, belki bu memleketteki bütün ehl-i imanı sevindirir bir mahiyettedir. Çünki Risale-i Nur'un hürriyetine meydan açtı. şimdiye kadar müsadere tevehhümüyle pek çok ihtiyata mecbur olmuştuk. Bu on sekiz senede ve bilhassa buradaki altı senede

On sekiz sene tabiri Üstâd'ın Van'dan alınış tarihi, altı sene ise Kastamonu'ya geldiği tarihten sonra geçen zamanı ki 1942'yi göstermektedir. A.B.

Risaleleri gizlemek hususunda pek çok zahmet çekerdim ve daima endişe ederek azap çekiyorduk. Cenab-ı Hakk'a Risale-i Nur'un hurufatı adedince hamd-ü sena ve şükür olsun ki; Bu defa Risale-i Nur'un manevi galebesiyle o zalimane ve zülmetkârane perdeyi parçaladı...“

Aynı eser. s: 296.

Böylece Isparta hadisesi beraetle neticelenmesiyle; bir sene sonra vuku' bulan Denizli hapis hadisesi neticesinde mahkemenin beraet vermesine de bir nevi kuvvet vermiş ve yol açmış oluyordu. Hem Risale-i Nur'un beraet kararlarına Isparta adliyesi bir nevi öncülük yapma şerefini de kazanmış oluyordu.

Ancak ne var ki; Hazret-i Üstâd'ın beklediği ve hak ve adaletin iktiza ettiğ'i tam serbestlik ve hürriyet meydana gelmemişti, Ne gezer... Altı okçu zihniyetini bir iman haline getiren zamanın hükûmeti ve en başındaki Lozan müteahhidi olan kişi ve onun kıpkızıl Başbakanı Şükrü Saraçoğlu ve ıç işleri bakanı Şükrü Kaya, öyle adliye ve mahkeme kararlarını hak ve kanun muvacehesinde dinliyecek ve uyacak tinetten uzak idiler. Kanun ve adliye ve her şey bizzat ve yalnız kendileriydi!..

Evet, Isparta adliyesinin ağır ceza mahkemesinin bu âdilane ve hakperestane kararını, hükûmetin değil dinleyip hürmetkâr davranması, tam aksine o beraet hadisesi onları bütün bütün küplere bindirmişti. Risale-i

Mufassal Tarihçe 2 uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir