Mufassal Tarihçe 2 — Sayfa 1441

Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2

Mufassal Tarihçe 2 kitabının 1441. sayfası — Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2 bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Nurlar'ın fütûhâtını kalben temaşa ederken, ba'zı hâs kardeşlerimin Nur'un tercümanına verdikleri makam noktasında baktım. O makama nisbeten fütûhat az olmasından, o makamın şerefi için bir hırs ile vazife-i ilâhiyyeye karışmak gibi şekva geldi. Binler derece şükür ve sırf rıza-i ilâhi noktasında bazı biçarelerin nurlarla imanlarını kurtarmak cihetiyle, binler hamd ve sena ve şükür lâzım iken; bir teşekkî ve sıkıntı geldi.

Sonra, mahivyet, terk-i enaniyet ve ihlâs-ı tâm ile aynı vaziyete baktım, gördüm ki: O fütûhatta binler hamd ve sena ve taşekkür ve manevi sürûr ve sevinç ruhuma geldi. Ben o halde iken, anladım ki; makamat-ı maneviye dahi mesleğimizde mevzu-u bahs olmamalı. Eğer bazı hâs kardeşlerimin, hakkımdan yüz derece ziyade bana verdikleri hisse ve makam, hakikat da olsa ve hakkımda olsa, mezkûr hakikat için bırakmağa; meslek-i nuriyedeki ihlâsı tamme bırakmağa, mecbur eder.

Elbaki Hüvelbaki

Kardaşınız

Said-i Nursi”

Osmanlıca Elyazma Tılsımlar mecmuası, s: 350.
Üstâda'ın bu mektubu, 1947 senesi Kurban Bayramında ilk olarak tekbirlerin arapça alınmasına çok sevinmesi üzerine 24.10.1947 günlerinde kaleme alınmıştır. Bu mektup Afyon Savcısı tarafından çok büyük iddialara sebep olmuş ve “Tekbirat-ül Hüccac” ismiyle zabıtlara geçmiştir. A.B.

Aziz Sıddık Kardeşlerim!

Evvela: Nur'un ehemmiyetli ve çok hayırlı bir şakirdi, çokların namına benden sordu ki: “Nur'un hâlis ve ehemmiyetli bir kısım şâkirdleri pek musırrane olarak, âhir zamanda gelen Âl-i Beyt'in büyük bir mürşidi seni zannediyorlar.. Ve o kadar çekindiğin halde, onlar ısrar ediyorlar. sen de bu kadar musırrane onların fikirlerini kabul etmiyorsun, çekiniyorsun... Elbette onların elinde bir hakikat ve kat'î bir hüccet var.. Ve sen de bir hikmet ve hakikata binaen onlara muvafakat etmiyorsun. Bu ise bir tezaddır, herhalde hallini isteriz...”'

Ben de bu zatın temsil ettiği çok mesaillere cevaben derim ki: O halis nurcuların ellerinde bir hakikat var... Fakat iki cihette bir ta'bir ve tevil lâzım.

Birincisi: Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi, Mehdî-i Âl-i Resul'ün temsil ettiği kudsi cemaâtının şahs-ı ma'nevîsinin üç vazifesi

Mufassal Tarihçe 2 uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir