Mufassal Tarihçe 2 — Sayfa 894
Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2
Mufassal Tarihçe 2 kitabının 894. sayfası — Mufassal Tarihçe-İ Hayat 2 bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
sana dediğim gibi, başka hatlara nisbeten senin hattın gözüme eski dost görüldüğünün sırrını anladımki; merhum biraderzadem Abdurrahman'ın hattına benziyor. Bu hat kendini göstermeli.. İştiyakın oldukça böyle intihap ettiğin Risaleleri yazarsanız mübarek olur. Hulusi, Abdurrahman'ın yerine çendan geçmiş.. şu yazı müşabeheti bana müjde ediyor ki; bir Abdurrahman Re'fet'ten de çıkacak. Mürekkeb hakkında düşündüğün iyidir. Elde gezecek, güzel olmak şartıyla sabit olsun, kendinize yazdığınız parlak olsun, çünki mütalâaya iştiyak ve iştihayı açar.”
Barla Lahikası, s: 197.
3- “...Böyle zamanda hakaik-ı imaniye ve esrar-ı şeriat ve sünnet-i seniyyeye hizmet eden mübarek halis kalemlerden akan siyah nur veya ab-ı hayat hükmünde olan mürekkeblerin bir dirhemi, şühedanın yüz dirhem kanı hükmünde yevm-i mahşerde size faide verebilir. Öyle ise onu kazanmaya çalışınız...”
Lem'alar, Envar Neşriyat, s: 156.
İşte bu küçük iki-üç nümuneler gibi, Hazret-i Üstâd yazı hususunda çok teşviklerde bulunmuştur. Bilhassa Kastamonu'ya götürüldükten sonra, yüzlerce defalar hep böyle Risale-i Nur yazanları teşvik etmiş, yazanları has talebeler olarak kabul ettiğini ve onları hususi dualarına dahil ettiğini yazmıştır. Böylece Risale-i Nur'ların intişarı; Onuncu Söz ve Ayet-el Kübra Risaleleri hariç. Ta, 1946'lara kadar hep böyle el yazılarıyla çoğaltılmış ve neşredilmiştir.
Isparta vilâyeti ve civarı, nurları elle yazıp çoğaltma işinde en büyük merkeziyet teşkil etmiş, yüzler kalemlerle Nur risalelerini yazan kahramanlara yatak olmuştur. Sonraları, Kastamonu vilâyeti de bu işe el atmış, onun bir kazası olan İnebolu kazası “Küçük Isparta” unvanını almıştır.
Hazret-i Üstâd da, elle yazılan bu risalelerin ve büyük mecmuaların bir çok nüshalarını tashih için gözden geçirmiş, yanlışları varsa, kendi mübarek kalemiyle düzeltmelerde bulunmuştur.
Nur Risaleleri'nin elle yazılma dönemi, en çoğu 1936'dan 1946 yılları arasındadır. Bundan önce de Risaleler elle çokça yazılmışsa da, bu on senelik zaman zarfında o hizmet çok hızlanmış, yüzlerce hatta binlerce kitaplar elle yazılmıştır.1948-1951 arasında Afyon hapsi hadisesinde ve sonrasında müddei umuminin tesbit ettiği kadarıyla; teksir edilenlerle beraber altıyüz bin nüsha olarak Nur risaleleri resmi zabıtlara geçmiştir. Bu hadise ise, hakikat olarak, dünya tarihinde emsaline rastlanmamış harika ve acib bir hadisedir.
Hazret-i Üstâd Bediüzzaman henüz Barla'da iken, İstanbul ile de muhabereleri olmuş, oradaki eski dost ve talebelerine de risaleler göndermiş
Mufassal Tarihçe 2 uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir