Nur Çeşmesi — Sayfa 162

Pencereler Risalesi'nden

Nur Çeşmesi kitabının 162. sayfası — Pencereler Risalesi'nden bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

bir nokta-i mihrakıye hükmünde; muhtelif sıfât birbiri içine girer, belki birbirinin aynı olur. Güya hayat tamamıyla hem ilimdir, aynı halde kudrettir, aynı halde de hikmet ve rahmettir ve hâkeza...

İşte hayat bu câmi' mâhiyeti itibariyle şuûn-u zâtiye-i Rabbâniye'ye âyinedarlık eden bir âyine-i Samediyettir. İşte bu sırdandır ki; Hayy-ı Kayyum olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücûd, hayatı pek çok kesretle ve mebzuliyetle halkedip, neşir ve teşhir eder. Ve herşeyi hayatın etrafına toplattırıp, ona hizmetkâr eder. Çünkü hayatın vazifesi büyüktür. Evet, Samediyetin âyinesi olmak kolay bir şey değil, âdi bir vazife değil.

İşte göz önünde her vakit gördüğümüz bu had ve hesaba gelmeyen yeni yeni hayatlar ve hayatların asılları ve zâtları olan ruhlar, birden ve hiçten vücûda gelmeleri ve gönderilmeleri, bir Zât-ı Vâcibü'l-Vücûd ve Hayy-ı Kayyum'un vücûb-u vücûdunu ve sıfât-ı kudsiyesini ve esmâ-i hüsnasını; lemaatın, güneşi gösterdiği gibi gösteriyorlar. Güneşi tanımayan ve kabul etmeyen adam, nasıl gündüzü dolduran ziyâyı inkâr etmeye mecbur oluyor. Öyle de; Hayy-ı Kayyum, Muhyî ve Mümît olan Şems-i Ehadiyeti tanımayan adam, zeminin

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir