Nur Çeşmesi — Sayfa 18

Yedinci Mes'ele

Nur Çeşmesi kitabının 18. sayfası — Yedinci Mes'ele bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Hem madem bütün zîhayat mahlûkların elleri yetişmediği ve iktidarları dairesinde olmayan bütün hâcâtlarını, bütün fıtrî matlablarını bir nevi duâ bulunan istidad-ı fıtrî ve ihtiyac-ı zarurî dilleriyle istedikleri vakitte, gayet rahîm ve işitici ve şefkatli bir dest-i gaybî tarafından verildiğinden ve ihtiyarî olan daavât-ı insaniyenin, hususan havasların ve nebilerin duâlarının on adetten altı yedisi hilâf-ı âdet makbul olmasından kat'î anlaşılıyor ki; Her dertlinin âhını, her muhtacın duâsını işiten ve dinleyen bir Semî' ve Mücîb perde arkasında var, bakar ki; en küçük bir zîhayatın en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevap verir, memnun eder. Elbette ve her halde hiçbir şüphe ihtimali kalmaz ki; mahlûkların en ehemmiyetlisi olan nev'-i insanın en ehemmiyetli ve umumî ve umum kâinatı ve umum esmâ ve sıfât-ı İlâhiye'yi alâkadar eden beka-i uhreviyeye ait duâlarını içine alan ve nev'-i insanın güneşleri ve yıldızları ve kumandanları olan bütün peygamberleri arkasına alıp onlara duâsına "âmîn, âmîn" dedirten ve ümmetinden her gün her ferd-i mütedeyyin hiç olmazsa kaç defa ona salavât getirmekle onun duâsına "âmîn, âmîn" diyen ve belki bütün mahlûkât o duâsına iştirak ederek "Evet yâ Rabbenâ! İstediğini ver; biz de onun istediğini

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir