Otuzüçüncü Pencere
Otuzüç Pencere · Sayfa 79
Otuzüç Pencere kitabının "Otuzüçüncü Pencere" bölümü 79. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Otuzüç Pencere.
Acaba böyle bir pencereyi kapatacak bir perde var mı? Ve onu ittiham edip, bu pencereden bakmayanın aklı var mı? Haydi sen söyle!..
Otuzüçüncü Pencere
َاَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓى اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًا قَيِّمًا ٭ الٓرٰ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ
Bütün geçmiş pencereler, Kur'ân denizinden bazı katreler olduğunu düşün. Sonra Kur'ânda ne kadar âb-ı hayat hükmünde olan envâr-ı tevhid var olduğunu kıyas edebilirsin. Fakat bütün o pencerelerin menbaı ve mâdeni ve aslı olan Kur'ân'a, gayet mücmel bir sûrette, gayet basit bir tarzda bakılsa dahi, yine gayet parlak, nûranî bir pencere-i câmiadır. O pencere ne kadar kat'î ve parlak ve nûranî olduğunu, Yirmibeşinci Söz olan İ'caz-ı Kur'ân Risalesine ve Ondokuzuncu Mektub'un Onsekizinci İşareti'ne havale ediyoruz. Ve Kur'ân'ı
bize gönderen Zât-ı Zülcelâl'in Arş-ı Rahmânîsi'ne niyaz edip deriz:
رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَا ٭ رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا ٭ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّٓا اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ٭ وَ تُبْ عَلَيْنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
Otuzüç Pencere uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir