Otuzüç Pencere — Sayfa 35

Onsekizinci Pencere

Otuzüç Pencere kitabının 35. sayfası — Onsekizinci Pencere bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Çünkü; muntazam, hakîmâne fiiller, fâilsiz olmadığı kat'iyyen mâlum... Ve son derece mükemmel ünvanlar, o fâilin son derece kemâldeki sıfatlarına delâlet eder. Çünkü; fenn-i sarfça nasıl ism-i fâil, masdardan yapılır. Öyle de, ünvanların ve isimlerin dahi masdarları ve menşe'leri, sıfatlardır. Ve son derece-i kemâlde sıfatlar, şüphesiz son derece mükemmel olan şuûnat-ı zâtiyeye delâlet eder. Ve kâbiliyet-i zâtiye –tâbir edemediğimiz– o mükemmel şuûn-u zâtiye, bihakkalyakîn hadsiz derece-i kemâlde olan bir zâta delâlet eder.

İşte, bütün âlemdeki âsâr-ı san'ât ve bütün mahlûkat, herbiri birer eser-i mükemmel olduğundan, herbiri bir fiile ve fiil ise isme, isim ise vasfa ve vasıf ise şe'ne ve şe'n ise zâta şehâdet ettikleri için; masnûat adedince birtek Sâni-i Zülcelâl'in vücûb-u vücuduna şehâdet ve ehadiyetine işaret ettikleri gibi; hey'et-i mecmuası ile, silsile-i mahlûkat kadar kuvvetli bir tarzda bir mi'rac-ı mârifettir. Hiçbir cihette içine şüphe girmeyen müteselsil bir bürhan-ı hakikattır.

Şimdi ey bîçare münkir-i gafil! Silsile-i kâinat kadar kuvvetli şu bürhanı ne ile kırabilirsin? Şu masnûat adedince hakikatın şuâını gösteren hadsiz delikli ve kafesli şu pencereyi

Otuzüç Pencere uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir