Yirmiikinci Pencere

Otuzüç Pencere · Sayfa 47

KitapOtuzüç Pencere
Sayfa47–49
SeviyeAna bölüm

Otuzüç Pencere kitabının "Yirmiikinci Pencere" bölümü 47. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Otuzüç Pencere.

en mükemmeli ve zeminin halifesi ve o sultanın âyinedar bir misâfiri olan insanları başıboş bırakır mı? Ve onları tabiata ve tesâdüfe havale edip haşmet-i saltanatını hiçe indirir mi, kemâl-i hikmetini sukut ettirir mi?..

Yirmiikinci Pencere

اَلَمْ نَجْعَلِ اْلاَرْضَ مِهَادًا ٭ وَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا ٭ وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًا ٭ فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِى اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا

Küre-i Arz, bir kafadır ki; yüzbin ağzı vardır. Herbir ağzında, yüzbin lisanı vardır. Her lisanında, yüzbin bürhanı var ki; herbiri çok cihetle Vâcibü'l-Vücud, Vâhid-i Ehad, herşeye Kadîr, herşeye Alîm bir Zât-ı Zülcelâl'in vücûb-u vücuduna ve vahdetine ve evsaf-ı kudsiyesine ve Esmâ-i Hüsna'sına şehâdet ederler.

Evet Arz'ın evvel-i hilkatına bakıyoruz ki: Mâyi haline gelen bir madde-i seyyaleden taş ve taştan toprak halkedilmiş. Mâyi kalsaydı kabil-i süknâ olmazdı. O mâyi, taş olduktan sonra, demir gibi sert olsa idi, kabil-i istifade olmazdı.

Sayfa 48

Elbette buna bu vaziyeti veren, yerin sekenelerinin hâcetlerini gören bir Sâni-i Hâkim'in hikmetidir.

Sonra tabaka-i turabiyye, dağlar direği üzerine atılmış, tâ içindeki dâhilî inkılâblardan gelen zelzeleler, dağlarla teneffüs edip, zemini hareketinden ve vazifesinden şaşırtmasın. Hem denizin istilâsından toprağı kurtarsın. Hem zîhayatların levâzımât-ı hayatiyesine birer hazine olsun. Hem havayı tarasın, gazât-ı muzırradan tasfiye etsin, tâ teneffüse kâbil olsun. Hem suları biriktirip iddihar etsin. Hem zîhayata lâzım olan sâir mâdenlere menşe' ve medâr olsun.

İşte bu vaziyet bir Kadîr-i Mutlak ve bir Hakîm-i Rahîm'in vücûb-u vücuduna ve vahdetine gayet kat'î ve kuvvetli şehâdet eder.

Ey coğrafyacı efendi! Bunu ne ile izah edersin? Hangi tesâdüf şu acâib-i masnuât ile dolu sefîne-i Rabbâniye'yi bir meşher-i acâib yaparak yirmidörtbin sene bir mesafede, bir senede sür'atle çevirip, onun yüzünde dizilmiş eşyadan hiçbir şey düşürmesin?

Hem zeminin yüzündeki acib san'atlara bak! Anâsırlar, ne derece hikmetle tavzif edilmişler. Bir Kadîr-i Hakîm'in emriyle zemin yüzündeki

Sayfa 47   Okuyucuda devam et

Otuzüç Pencere uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir