Bedir Muhaberesi Neticesi

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 406

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa406–413
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Bedir Muhaberesi Neticesi" bölümü 406. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

onu ittim. İki dizi üzerine düştü. Dizinden birisi yaralandı ve bu yaralanmanın izi, uru dizinden kaybolmadı!"33

Bunun üzerine Abdullah İbn-i Mes'ud Hazretleri, Ebû Cehil'i aramaya gitti. Onu son nefesinde, can çekişirken gördü. Kendisine, "Ebû Cehil sen misin?" dedi. Sonra da boynuna ayağıyla bastı ve, "Ey Allah'ın düşmanı! Nihayet Allah, seni, hor ve hakir etti! Gördün mü?" dedi.

Can çekiştiği halde Ebû Cehil, "Ey koyun çobanı! Pek sarp yere çıkmışsın. Büyük bir kişinin, kavim ve kabilesi tarafından öldürülmesi, hemen şimdi olan bir şey değildir! Sen, bana, bugün zafer ve galebenin hangi tarafta olduğunu haber ver." dedi.

İbn-i Mes'ud Hazretleri, "Nusret ve galebe, Allah ve Resûlü tarafındadır!" diyerek, son nefesinde onu ye'se düşürdü. Böyle bir cihetten mey'us olan Ebû Cehil, bir kere daha küfrünü kustu:

"Muhammed'e söyle ki, şimdiye kadar onun düşmanı idim; şimdi düşmanlığım bir kat daha arttı!"

Bunun üzerine, İbni Mes'ud Hazretleri, hemen başını kesti.

Böylece, Ebû Cehil, son nefeste bile îmana gelmedi, küfür ve dalâlette ısrar edip Cehennem'i boyladı.

İbni Mes'ud (r.a.), başını alıp huzuru Nebevî'ye getirdi. "İşte, Allah'ın düşmanı Ebû Cehil'in başı!" dedi.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Kuluna yardım eden, dinini üstün kılan Allah'a hamdolsun!" dedikten sonra, "Bu ümmetin firavunu, işte budur!" buyurdu.34

Ebû Cehil'in öldürülmesinden sonra, müşrik ordusunda Müslümanlara karşı koyacak pek kimse kalmadı. Bu arada, azılı müşrik Ümeyye b. Halef de, Mekke'de merhametsizce işkenceye uğrattığı Bilâli Habeşî (r.a.) tarafından yere serilince, Kureyş Ordusu fena halde bozuldu. Müşrik askerleri gerisin geri kaçmaya başladılar. Kaçanlar o anda kurtuldular, ele geçirilenler ise esir alındılar.

1 İbni Hişam, Sîre, c. 2, s. 257; Ibni Sa'd, Tabakat, c. 11, s. 11.

2 ibni Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 482.

3 ibni Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 457; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, c. 6, s. 405

4 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 12; İbni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 263.

5 ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 264.

6 İbni Sa'd, A.g.e., c. 3, s. 149-150.

7 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 21. 8 ibnİSa'd, A.g.e., c. 2, s. 21.

9 İbni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 270. 10 Vakidî, Megazi, s. 30.

11 ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 266.

12 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 14. 13 Enfâl, 5-6.

14 Ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 267;

15 İbni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 268; Vakidî, A.g.e., s. 37-38.

16 Müslim, Sahih, c. 5. s. 170.

17 ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 272; ibni Sa'd, A.g.e., c. 3, s. 567-568.

18 ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 15.

19 Ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 14.

20 Ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 15; Ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 272; Ibni Hacer, el isabe, c. 2, s. 235.

21 Taberî, Tarih, c. 2, s. 269.

22 ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 277; Ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 17.

23 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2. s. 17.

24 Ibni Abdi'lBerr, elistiab, c. 3, s. 1021.

25 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 20.

26 Ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 291.

27 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 23.

28 ibni Hişam, A.g.e., c. 2. s. 280.

29 Enfâl, 17.

30 ibni Sa'd, A.g.e., c. 3, s. 601-602; Müslim, Sahih, c. 5. s. 156-157.

31 Âli imrân, 123-124.

32 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 287-288; Taberî, Tarih, c. 2, s. 284.

33 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 288; Taberî, A.g.e., c. 2, s. 284.

34 Zehebî, Âlâmünnübelâ, c. 1, s. 346.

Bedir Muhaberesi Neticesi

Netice

Birkaç saat bütün şiddetiyle devam eden kıyasıya mücadele neticesinde, Resûl-i Kibriya Efendimizin kumandanlığını yaptığı

Sayfa 407

İslâm Ordusu, parlak bir muzafferiyet elde etmişti. Mücâhidler, 14 şehid vermişlerdi; müşriklerden öldürdüklerinin sayısı ise 70 kadardı; bir o kadarını da esir almışlardı. Öldürülenlerden 24 kişi, müşriklerin ileri gelenlerindendi. Mücâhidler, Peygamberimizin emri gereği, müşrik ileri gelenlerinin cesetlerini toptan bir çukura gömdüler.

Resûl-i Ekrem, şehid olan mücâhidlerin cenaze namazını da Bedir'de kıldı.

Bedir şehidleri

Bu parlak zaferle, şüphe ve tereddüt bulutları parçalandı, Müslümanların cesaretlerine bir kat daha cesaret katılmış oldu. Peygamber Efendimiz, derhal yola iki haberci çıkararak, bu şanlı zaferin bir an evvel Medine'ye duyurulmasını istedi. Habercilerden biri şehrin üst tarafında, diğeri ise alt tarafında bu muhteşem müjdeyi Müslümanlara ulaştırdı.

Esirler Ve Ganimetler

Büyük bir hezimete uğrayan Kureyş Ordusu, geride birçok mal ve 70 esir bırakmıştı. Ganîmet malları, 150 deve, 10 at, külliyetli miktarda kırmızı kadife, harb âlet ve edevatı, sahtiyan, ev ve giyim eşyasından ibaretti.

Esirler arasında, Resûl-i Ekrem Efendimizin amcası Abbas, amcası oğullarından Ukayl b. Ebî Tâlib ve Nevfel b. Abdülmuttâlib ile kerîmeleri Hz. Zeyneb'in kocası Ebû'l Âs İbn-i er-Rebî de vardı. Yine, Mus'ab b. Umeyr'in kardeşi ve müşrik ordusunun başbayraktarı olan Ebû Azîz İbn-i Umeyr de esirler arasındaydı.

Esirlerin kaçmaması için ellerinin bağlanmasına, Hz. Ömer memur edildi.

Abbas, hepsinin büyüğü olduğu için pek sıkı bağlanmıştı. Bu sebeple de gece inlemeye başladı. Bu iniltiyi duyan Efendimizin gözüne bir türlü uyku girmiyordu.

"Yâ Resûlallah! Ne diye uyumuyorsunuz?" dediler. "Abbas'ın inlemesi yüzünden..." diye cevap verdi.

Resûl-i Kibriya Efendimizin rahatsız ve müteessir olmasını istemeyen Ashab-ı Güzin'den bazıları, gidip Abbas'ın bağını

Sayfa 406   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir