Beni Nadir, Zatürrika ve Bedrül Mevid Gazası

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 488

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa488–501
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Beni Nadir, Zatürrika ve Bedrül Mevid Gazası" bölümü 488. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

Fahr-i Kâinat'ın bu duası kabul olundu. Kısa bir müddet sonra adı geçen bölgede kıtlık kuraklık başladı, yağışlar kesildi, sular çekildi, her taraf yanıp kavruldu.

Diğer taraftan, Ebû Bera da, Resûl-i Ekrem Efendimizin, "Bu, Ebû Bera'nın başımıza getirdiği bir iştir." sitemine ve yapmış olduğu himaye taahhüdünün yeğeni Âmir b. Tufeyl tarafından böylesine cânîce çiğnenmesine tahammül edemedi ve üzüntüsünden hastalanarak kısa zaman sonra öldü.

Ard arda meydana gelen Reci' ve Bi'r-i Maûna facialarında 80 kadar güzide sahabî şehid düşmüştü.

Peygamberimizin Anlaşmaya Sadâkat Göstermesi

Faciadan, Mudarîlerden olduğunu söylemekle kurtulan Amr b. Ümeyye, Medine yolunu tuttu. Yolda iki adama rastladı. Bi'r-i Maûna'da sahabîlerı şehid eden kabîleye mensup kimseler olduğu zannıyla bir fırsatını bulup onları öldürdü.

Medine'ye gelip durumu haber verince, Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Sen ne kötü bir iş yaptın!" buyurdu.

Zîra, bu iki kişi Âmir Oğullarından idiler ve Medine'ye gelerek Peygamberimizle görüşmüşlerdi. Ayrılırlarken de Resûl-i Ekrem kendilerine bir eman ve dokunmazlık yazısı vermişti. İşte Amr'ın öldürdüğü, eman verilmiş bu kimselerdi.

Dokunmazlık yazısını, öldürülen iki kişiyle Peygamber Efendimizden başkası bilmiyordu. Buna rağmen, Resûl-i Ekrem, verdiği sözün, bu sözünden haberi olmayan bir sahabî tarafından ihlâl edilmesi sebebiyle öldürülenlerin diyetini ödedi. Böylece, verdiği söze ve yaptığı anlaşmaya sadâkatini göstermiş oldu.

194 ibni Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 51.

195 İbni Hişam, Sîre, c. 3, s. 178; Ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 55. Ibni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 178;

196 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2. s. 55.

197 Ibni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 179; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, c. 2, s. 294.

198 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 463; Halebî, İnsanû'lUyûn, c. 3, s. 189.

199 Buharî, Sahih, c. 3, s. 28.

200 Buharî, A.g.e., c. 2, s. 28.

201 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 182; Halebî, Insanû'lUyûn, c. 3. s. 190.

202 Halebî, İnsanû'lUyûn, c. 3, s. 191.

203 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 182.

204 ibni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 181; İbni Sa'd, A.g.e., c. 2. s. 56.

205 ibni Hişam, Sîre, c. 3, s. 193-194; ibni Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 514; Taberî, Tarih, c. 3, s. 34.

206 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 194; İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 52; Buharî, Sahih, c. 3, s. 28.

207 ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 52; Buharî, A.g.e., c. 3, s. 29.

208 Buharî, A.g.e., c. 3, s. 29.

209 Buharı, A.g.e., c. 3, s. 28.

210 Buharî, A.g.e., c. 3, s. 29; Müslim, Sahih, c. 6, s. 45.

211 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 194; ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 52.

212 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 54.

213 İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 53.

214 Ebû Davûd, Sünen, c. 2, s. 68.

Beni Nadir, Zatürrika ve Bedrü'l-Mev'id Gazâsı

Benî Nadir Gazâsı

(Hicret'in 4. senesi Rebiülevvel ayı / Milâdî 625)

Benî Nadir, Hz. Harun'un (a.s.) neslinden gelen, zengin ve güçlü, büyük bir Yahudi kabîlesiydi. Medine'ye iki saatlik mesafede, Mekke yolu üzerinde sağlam kale ve hisarlarda otururlardı. Resûl-i Ekrem Efendimizle, İslâmiyet ve Müslümanların aleyhinde bulunmamak, bu hususta herhangi bir düşmana yardımcı olmamak, ayrıca ödenecek diyetler konusunda da yardımcı bulunmak üzere

Sayfa 489

anlaşmaları vardı.215 Ancak, buna rağmen, Kureyş müşrikleri ve Medine münafıkları ile el altından iş birliği yapma gayretlerinden de vazgeçmiş değillerdi. Bilhassa, Uhud Harbinden sonra, müşrikler ve münafıklar ile olan münâsebetlerini daha da artırmışlardı.

Daha önce bahsettiğimiz gibi, ashabtan Amr b. Ümeyye, Peygamberimizden eman almış Âmir Kabilesinden iki kişiyi yanlışlıkla öldürmüştü. Benî Nadir Yahudilerinin altına imza attıkları anlaşmaya göre, bu iki kişi için ödenecek diyetin bir kısmını onların karşılamaları gerekiyordu.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, paylarına düşen diyet miktarını istemek ve anlaşmaya ne derece sâdık olduklarını anlamak maksadıyla, yanına Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Zübeyr b. Avvam, Hz. Talha b. Ubeydullah, Hz. Sa'd b. Muaz ve Hz. Üseyyid b. Hudayr'ı (r. anhüm), alarak yurtlarına gitti.

Yahudiler, önce Peygamber Efendimizi müsbet ve güleryüzle karşıladılar; hattâ, kendilerine kadar gelmiş olmalarından memnunluk duyduklarını, üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini bile açıkça ifade ettiler.216

Peygamber Efendimiz, ashabıyla, bir evin duvarı dibine oturdu.

Peygamber Efendimizi zahiren gayet iyi karşılayan Yahudiler ise, bir köşeye çekilip aralarında konuşmaya başladılar.

"Siz bu adamı, şu andan daha müsait bir durumda bulamazsınız! Hemen şu evin damına çıkarak, onun üzerine bir kaya parçası bırakıp ondan kurtulmalıyız!" dediler. Sonra, "Hemen şimdi bu işi kim yapar?" diye sordular.

İçlerinden Amr b. Cıhhaş adlı şahıs ortaya atıldı. "Bu işi ben yaparım!" dedi.217

Bu esnada, ileri gelenlerinden biri olan Sellâm b. Mişkem söz aldı. "Ey kavmim! Bu sefer sözümü dinleyiniz; ondan sonra, isterseniz her zaman bana muhalefet ediniz!" dedikten sonra, sözlerine şöyle devam etti:

"Vallahi, siz böyle bir işe teşebbüs edecek olursanız, bu ona vahiyle haber verilir. Bununla kendimize yazık etmiş oluruz. Hem bu, onunla aramızdaki anlaşmayı da ihlâl sayılır. Geliniz, böyle bir karardan vazgeçiniz! Eğer, böyle bir şeye teşebbüs ederseniz, bu, Yahudilerin kökünün kazınması, İslâmiyetin ise yükselip Kıyamet'e kadar sürmesi demek olur!"218

Sayfa 488   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir