Efendimiz Dedesi Abdulmuttalib'in Yanında
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 68
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Efendimiz Dedesi Abdulmuttalib'in Yanında" bölümü 68. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
vermeye şerefi, Çeşm-i insaf ile ey dil, nazar et gavvasa Alıcak dürrini yabana atar mı sadefi?
Mânâsı:
İki Dünyanın Güneşi olan Hz. Muhammed (s.a.v.) saadet burcunda iken, Cenâb-ı Hakk, anne babasına nasıl şeref vermez ki?
Ey gönül! İnsaf gözüyle dalgıca dikkatle bak. İnciyi alır da sadefini hiç yabana atar mı?
64 Ibn-i Hişam, Sîre, c. 1, s. 176.
65 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 1, s. 176; İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 113; Belâzurî, Ensab, c. 1, s. 96.
66 Ibn-i Sa'd, Tabakat, c, 1, s. 116.
67 Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1,s. 116.
68 İsfahanî, Delâilû'n-Nübüvveh, s. 119.
69 Duhâ, 6.
70 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 116-117.
71 Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s. 398.
72 Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s. 397; Tecrid Tercemesi, c. 4, s. 537.Bkz.: M. Dikmen-B. Ateş, Peygamberler Tarihi, c. 1, s. 41-43.
73 Tecrid Tere, c. 4, s. 539.
74 isrâ, 15.
75 Kaadı İyaz, c. 1,s. 183.
76 Tevbe, 28.
77 Tecrid Tercemesi, c. 4, s. 546.
78 A.g.e.,c. 4, s. 551.
79 Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s. 398.
Efendimiz Dedesi Abdûlmuttâlib'in Yanında
Peygamberimiz Dedesi Abdûlmuttâlib'in Himayesinde
Altı yaşında iken annesini kaybeden Peygamber Efendimizi, yaşlı dedesi Abdûlmuttâlib himayesine aldı.
Kureyş'in reisi Abdûlmuttâlib de nur-u Ahmedî'den nasibini almıştı. O nur kendisine çok üstün meziyet ve sıfatlar kazandırmıştı: Uzun boyu, büyükçe başı ve heybetli görünüşüne, parlak yüzü, tatlı sözü, utangaçlığı, nezaket ve üstün ahlâkı bir başka güzellik katmıştı. Sabırlı, akıllı, anlayışlı, mert ve cömert idi. Yoksul insanların karınlarını doyurmaktan büyük zevk alırdı. Hattâ, bu
cömertliğini, bu yardımseverliğini hayvanlardan bile esirgemezdi. Dağ başlarında aç susuz kalan kurdu kuşu da düşünürdü.
Câhiliyye karanlıkları arasında aydınlık yoldan ayrılmayan bahtiyarlardan biri idi. Allah'a bağlıydı ve âhirete inanırdı. Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun mutlaka yerine getirirdi. Nitekim, Cenâb-ı Hakk'a verdiği sözü yerine getirmek için, en çok sevdiği oğlu Abdullah'ı bıçağın altına yatırmaktan bile çekinmemişti. Kureyşliler müdahale etmeselerdi, onu kurban edecekti.
Câhiliyye devrinin çirkin âdetlerinden uzak durduğu gibi, başkalarını da bunları yapmaktan menederdi. O zamanın zâlim bir âdeti olan kız çocuklarını diri diri gömmekten halkı sakındırırdı. Şarabtan, zinadan her zaman kaçınırdı. Mekke'de zulme, haksızlığa bütün gücüyle meydan vermemeye çalışırdı.
Misafir ağırlamaktan da büyük haz duyardı. Akrabalarıyla yakından ilgilenir, onlara şefkat ve merhamet gösterirdi. Bu büyük vasfı sebebiyle Kureyşliler ona "İkinci İbrahim" derlerdi.
Ramazan ayı girince Hira mağarasında inzivaya çekilip ibâdetle meşgul olurdu. Bunu ilk defa âdet eden de kendisi idi.
Yaşlı dede, aynı zamanda çocuk sevgisi, torun sevgisi nedir, biliyordu. Hele, torunu, Kâinatın Efendisi gibi pırıl pırıl bir çocuk olunca, artık sevgisinin sözü mü olurdu?
Gerçekten, Abdûlmuttâlib, etrafa nur saçan torununu canı gibi seviyor, şefkatli kanatları arasında onu nazlı bir yavru gibi barındırıyordu. Onsuz hiçbir yere gitmek istemiyordu. Bu yaşında bile Peygamber Efendimizin davranışları, kâmil bir insanın hareket ve davranışlarından farksızdı. Gittiği her yerde bu fevkalâde durumu herkes tarafından derhal farkediliyordu. Hattâ, zaman zaman toplantılarda ve sohbetlerde sorulan sorulara Abdûlmuttâlib, onunla istişare ettikten sonra cevap veriyordu.
Artık Peygamberimiz, o yaşında yaşlı dedesinin âdeta samimî bir arkadaşı, içten dert ortağı ve emin bir müsteşarı idi. Bütün bunlara rağmen o, dedesine karşı hürmetinde asla kusur etmiyordu.
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir