Efendimize Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 137
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Efendimize Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi" bölümü 137. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
Carud, "Elbette yâ Resûlallah!" dedi, "Hepimiz onu biliriz. Hususan ben, hep onun yolunda gidenlerdenim!"
Bunun üzerine Resûl-i Zîşan Efendimiz şöyle buyurdular:
"Kuss b. Saide'nin bir zamanlar Sûk-i Ukâz'da bir deve üzerinde, 'Yaşayan ölür, ölen fena bulur, olacak neyse olur!' diye okuduğu hutbesi hiç hatırımdan çıkmaz. O, bir hayli söz daha söylemişti. Zannetmem ki, hepsi hatırımda kalmış olsun!"
Mecliste hazır bulunan Hz. Ebû Bekir (r.a.) atılarak, "Yâ Resûlallah!" dedi, "Ben de o gün Sûk-i Ukâz'da hazırdım. Kuss b. Saide'nin söylediği sözler hep hatırımdadır. Müsaade buyurursanız okuyayım!"
Sonra da mezkûr hutbeyi başından sonuna kadar Huzur-u Risâlet'te okudu.
Bunun üzerine heyetten de bir kişi ayağa kalktı ve Kuss'un şiirlerinden birkaçını daha okudu. Bu şiirlerinde de o, Harem-i Şerif'te, Hâşim Oğullarından Muhammed'in (s.a.v.) peygamber gönderileceğini açıkça zikr ve beyan etmişti.
Bütün bunlardan sonra Resûlullah Efendimiz de, Câhiliyye devrinde hidâyet yolunu bulmuş bu bahtiyar için şöyle buyurdu:
"Ümit ederim ki, Cenâb-ı Hakk, Kıyamet Gününde Kuss b. Saide'yi ayrı bir ümmet olarak haşreder!"183
181 Ahmed Cevdet Paşa, Kısası Enbiya, c. 1, s. 62.
182 ibni Hişam, Sîre, c. 4, s. 221; İbni Sa'd Tabakat, c. 6, s. 560; Taberî, Tarih, c. 3, s. 161.
183 Ahmed Cevdet Paşa, A.g.e., c. 1, s. 62.
Kainatın Efendisine Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi
"Şu kâinatın sahip ve mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvir ediyor ve her şeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve her şeyden görünen hikmetleri, gayeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. Madem yapan bilir; elbette bilen konuşur. Madem konuşacak; elbette
zişuur ve zîfikir ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Madem zîfikirle konuşacak; elbette zîşuurun içinde en cemiyetli ve şuuru küllî olan insan nev'iyle konuşacaktır. Madem insan nev'iyle konuşacak; elbette insanlar içinde kabili hitab ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.
"Madem en mükemmel ve istidadı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve nev-i beşere mukteda olacak olanlarla konuşacaktır; elbette dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek istidatta ve en âlî ahlâkta ve nev-i beşerin humsu [beşte biri] ona iktida etmiş ve nısf-ı arz onun hükm-ü mânevisi altına girmiş ve istikbâl onun getirdiği nurun ziyasıyla bin 300 sene (şimdi bin 400 sene) ışıklanmış ve beşerin nurânî kısmı ve ehl-i îman, mütemadiyen günde beş defa onunla tecdid-i bîat edip, ona dua-yı rahmet ve saadet edip, ona medh ve muhabbet etmiş olan Muhammed'le (a.s.m.) konuşacak ve konuşmuş ve resûl yapacak ve yapmış ve sâir nev-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır. "
(Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat)
Bazı Garib Seslerin Gelmeye , Acib Işıkların Görünmeye Başlaması!
Kâinatın Efendisi, 38 yaşına girince gaibten bazı sesler duymaya ve bazı taraflarda birtakım ışıklar görmeye başladı. Bâzan da kendilerine gaibten "Yâ Muhammed!" diye nida ediliyordu.
Fakat, Efendimiz, bu garib seslerin ve parlayıp geçen ışıkların ne demek istediklerine henüz o sırada tam manâsıyla vâkıf değildi. Bununla beraber, bu hâdiselerin mânâsız ve boşu boşuna cereyan etmediklerini biliyordu ve günlerini onları düşünmekle geçiriyordu.
Zaman zaman da sadece muhtereme zevcesi Hatice-i Kübra'ya bu sırları anlatır ve konuşurlardı. O anda yeryüzünde maddi hayatta tek teselli kaynağı Hz. Hatice Validemiz de Resûl-i Ekrem Efendimizi bir siyanet meleği gibi koruyor ve konuşmaları, sohbetleriyle onu teselliye çalışıyordu.
Kâinatın Efendisinin bu hâli tam bir sene devam etti.
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir