Hendek Kazı İşinin Tamamlanması

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 534

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa534–540
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Hendek Kazı İşinin Tamamlanması" bölümü 534. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

çömleğini tandıra koyup pişmeye bıraktılar.

Hz. Cabir evinden ayrılacağı sırada hanımı, "Sakın, beni Resûlullah'a ve yanındakilere karşı utandırma!" diyerek, yemeklerinin azlığını nazara vermek istedi.

Hz. Câbir, Resûl-i Kibriya Efendimizin yanına vardı.

"Yâ Resûlallah!" dedi, "Azıcık yemeğim var. Yanına bir veya iki kişi al da yemeğe gidelim!"

Resûl-i Ekrem, "Yemeğin ne kadardır?" diye sordu.

Hz. Câbir, "Bir sa' arpadan yapılmış ekmek ve kesilmiş bir oğlak." dedi.

Bunun üzerine Efendimiz, "Hem çok, hem de güzel bir yemek!" diye buyurdu ve ilâve etti: "Hanımına söyle: Ben gelinceye kadar, tandırdan et çömleği ile ekmeği çıkarmasın!" Daha sonra Hz. Câbir'in gözleri önünde, "Ey hendek halkı! Kalkınız; Câbir'in ziyafetine gideceğiz." diye seslendi. Muhacir ve Ensâr'dan orada bulunanların hepsi kalktı.

Hz. Câbir, şaşkın şaşkın evine döndü. Hanımına, "Allah senin iyiliğini versin! Resûlullah (s.a.v.), yanındakilerin hepsiyle yemeğe geliyor!'innâ lillah ve innâ ileyhi raciûn!' Şimdi ne yapacağız?" dedi.

Hanımı, "Resûlullah (s.a.v.), yemeğimizin ne kadar olduğunu sana sormadı mı?" dedi.

Hz. Câbir, "Evet, sormuştu. Ben de söylemiştim."

Bunun üzerine hanımı, "Mahçub olacak sensin, ben değil!" diye konuştu ve sordu: "Onları sen mi davet ettin, yoksa Resûlullah mı?"

Hz. Cabir, "Resûlullah (s.a.v.) davet etti." diye cevap verince, hanımı, "O, senden daha iyi bilir!" dedi.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, kalabalık ashabıyla Hz. Câbir'in evine geldi. Onlara, "Birbirinizi sıkıştırmadan içeri giriniz." diye emretti.

Sahabîler, 10'ar 10'ar içeri girdiler.

Resûl-i Kibriya Efendimiz, ete ve ekmeğe bereket duası yaptı. Sonra ev hanımına, "Bir ekmekçi kadın çağır da seninle birlikte ekmek yapsın. Çömleğinizden de kepçe kepçe al! Sakın çömleği tandırdan çıkarma!" dedi.

Nebîyy-i Muhterem Efendimiz, bundan sonra, mübarek elleriyle tandırdan ekmeği çıkarıp parçaladı ve üzerine et koyarak ashabına sunmaya başladı. Davetliler yiyip doyuncaya kadar ziyafet böylece devam etti.

Sayfa 535

Hepsi yediği halde et ve ekmekten hiçbir şey eksilmiş değildi!

Resûl-i Ekrem, ev hanımına, "Bu kalanı da hem kendin yersin, hem de hediye edersin. Çünkü, bütün halk açlık çekiyor." buyurdu.

Misafirlere karşı yüzde yüz mahcub olacağını düşünen Hz. Câbir'in, bütün bu olanlarla ilgili şehâdeti ise şöyle:

"Allah'a yemin ederim ki, gelenler bin kişiydi. Hepsi de doyup kalktılar. Buna rağmen çömleğimiz hâlâ olduğu gibi

kaynamakta, hamurumuzdan da olduğu gibi ekmek yapılmakta idi! Ondan biz yedik, konu komşuya da hediye ettik!"'44

334 İbn-i Hişam, Sîre, c. 3, s. 225.

335 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 225.

336 Nisa, 51-52, 55.

337 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 226.

338 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 66.İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 66.

339 İbn-i Sa'd ve Taberî'nin rivayetine göre, kıldan kurulan bu çadır, bir Türk çadırı idi (İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 4, s. 83; Taberî, Tarih, c. 3, s. 45).

340 İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 70-71; Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, c. 4. s. 282.

341 İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 2. s. 70.

342 Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, c. 4, s. 303.

343 Taberî, Tarih, c. 3, s. 46.

Hendek Kazı İşinin Tamamlanması

Hendek kazı işinde sahabîlerin gösterdikleri üstün gayret, gerçekten sadâkatlerinin, Allah'a ve Resûlüne olan bağlılıklarının en açık bir delili idi. Çalışma sırasında ihtiyaçlarını görme durumunda kaldıklarında bile Peygamber Efendimizden müsaade almadan işlerinin başından kat'iyyen ayrılmıyorlardı. Bu durum elbette sahabîye yakışır bir fedakârlık ve feragat örneğiydi. Nitekim, Cenâb-ı Hakk da, gönderdiği âyetlerde, onların gerçek mü'minler olduklarına ve eşsiz sadâkatlerine şehâdet ediyordu: "Gerçek mü'minler ancak o kimselerdir ki. Allah'a ve Resûlüne îman etmişler ve toplu bir işte bulundukları vakit de Peygamber'den izin almadıkça bırakıp gitmezler. Doğrusu (ey Resûlüm), senden izin isteyenler, Allah'a ve Resûlüne îman eden kimselerdir. Bu bakımdan bazı işleri için senden izin istediklerinde sen de onlardan dilediğin kimseye izin ver; onlar için Allah'tan mağrifet dile. Şüphe yok ki, Allah, Gafûr'dur [çok bağışlayıcıdır], Rahîm'dir [merhameti boldur]."345

Resûl-i Ekrem'in ve Müslümanların ciddiyetle sarıldıkları bu işi, münafıklar ise hafife alıyorlardı. Oldukça gevşek davranıyorlar, canları istediği zaman da Resûl-i Ekrem'den izin alma ihtiyacı bile duymadan çekip gidiyorlardı. Zaman zaman da canlarını dişlerine takarak çalışan îman, sadâkat, feragat ve gayret timsâli sahabîlerle istihza ediyorlardı; morallerini, huzurlarını bozmak için de gülüşüyorlardı.Cenâb-ı Hakk, indirdiği âyet-i kerîmelerde onların uygun olmayan bu hareketlerinden bahsederek şöyle buyurdu:

"Peygamber'in çağrışını, aranızda birbirinizi çağırış gibi

Sayfa 534   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir