İfk Hadisesi
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 516
Peygamberimizin Hayatı kitabının "İfk Hadisesi" bölümü 516. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
durumu kendisine arzetti. Hz. Cüveyriye'yi kendisinden istedi. Sabit b. Kays tereddüt göstermeden, "Babam anam sana feda olsun yâ Resûlallah! Sana onu bağışladım!" dedi.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, fidye-i necatını ödeyerek Hz. Cüveyriye'yi babasına teslim etti.
Hz. Cüveyriye'nin, Peygamberimizle Evlenmesi
Müslüman olan Hz. Cüveyriye'yi zevceliğe kabul etmek üzere, Peygamber Efendimiz, onu, babası Haris b. Ebî Dırar'dan istedi. Baba Haris buna muvafakat gösterdi.
Peygamber Efendimiz, 400 dirhem mehir vererek Hz. Cüveyriye'yi zevceliğe aldı.309
Peygamber Efendimizin Hz. Cüveyriye'yi zevceliğe aldığını gören Ashab-ı Kiram, "Resûlullah'ın zevcesinin akraba ve taallûkatı artık esir kalmamalıdır." diyerek ellerindeki bütün esirleri serbest bıraktılar. Bu esirler arasında sadece 100 tane kadın vardı.
Bunun için Hz. Âişe der ki:
"Ben, kavmi için Cüveyriye'den daha hayırlı, daha mübarek bir kadın bilmiyorum!"310
Gerçekten de, Hz. Cüveyriye bahtiyar bir kadındı. Bir günde, esir iken hem Resûl-i Ekrem Efendimize zevce olma şerefi ve saadetine erdi, hem de kavminin esaretten kurtulmasına sebep oldu.
Peygamber Efendimizin Hz. Cüveyriye'yi zevceliğe aldığını duyan Müstalık Oğullarından birçok kimse de, bu mürüvvet ve âlicenablığa hayran kalıp, Medine'ye gelerek Müslüman oldular.
Peygamber Efendimizin bütün evliliklerinde ayrı ayrı hikmet ve maslahatlar vardır. Bu evliliğinde de içtimaî bir hikmet ve maslahatı göz önünde bulundurmuştur. O da, kalbleri kendisine ve İslâm'a ısındırmak, kabileleri akrabalık bağı kurarak etrafında toplamak, kendisine ve İslâm'a yardımcı kılmaktı. Malûmdur ki, insan bir kabileden veya bir aşiretten evlendiği zaman, onun ile o kabîle veya aşiret arasında bir yakınlık meydana gelir; bu da, tabiî olarak, onları o insanın yardımına koşturur.
İşte, Resûl-i Kibriya Efendimiz, Hz. Cüveyriye'yle evlenmesinde bu maksat ve gayeyi gütmüştür. Ve bunda, görüldüğü gibi, muvaffak da olmuştur.
Hz. Cüveyriye'nin Asıl Adı
Hz. Cüveyriye'nin asıl adı "Berre" idi. Bu ismi beğenmeyen Resûl-i
Ekrem Efendimiz, evlendikten sonra, ona cariyenin musağğarı olan ve "kadıncık" veya "kızcağız" mânâsına gelen Cüveyriye ismini taktı."1
Hz. Cüveyriye, son derece ittika sahibi idi. Yoksullara, fakirlere karşı son derece şefkatli, merhametli davranırdı. Yemez, başkasına yedirir; içmez, başkasına içirirdi.
Bir gün Resûl-i Ekrem, odasına girerek, "Yiyecek bir şey var mı?" diye sormuştu.
Hz. Cüveyriye, "Hayır yâ Resûlallah! Yanımda yiyecek bir şey yok. Sadece bir davar kemiği vardı ki, onu da kadın azadlımıza sadaka olarak verdim!"312 cevabını vermişti.
Hz. Cüveyriye, Hicret'in 57. yılında vefat etti. Bakî Mezarlığına defnedildi.
265 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 8, s. 101.
266 Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 101; Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 354; İbn-i Kesir,Tefsir, c. 3, s. 491.
267 İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 101; Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 354; İbn-i Kesir,Tefsir, c. 3, s. 491.
268 Ahzab, 37-38.
269 Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 352. 270 Ahzab, 40.
271 Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s. 28-29.
272 Müslim, Sahih, c. 2, s. 1051.
273 Müslim, Sahih, c. 4. s. 151.
274 Ahzab, 53. 275 Müslim, Sahih, c. 4, s. 151.
276 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 8, s. 177.
277 İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 178.
278 Ahzab, 59.
306 İbn-i Kesir, Sîre, c. 3, s. 303.
307 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 307; İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 117.
308 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 308.
309 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 308.
310 İbn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 308; İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 177.
311 İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 118.
312 Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, c. 6, s. 430.
İfk Hadisesi
Zahiren îman etmiş görünüp hakikatte îman etmemiş münafıklar güruhu, her zaman her fırsatta Resûl-i Ekrem Efendimizi ve ashabını rahatsız etmek gayret ve maksadını taşıyorlardı. Bu maksatlarında muvaffak olmak için de ellerinden gelen her yola başvurmaktan asla çekinmiyorlardı. Öyle ki, Kâinatın Efendisinin lekesiz, tertemiz mahrem hayatına dil uzatacak kadar küstah ve âdice hareket edebilme cür'etini bile gösterebiliyorlardı.
İfk Hâdisesi, Hz. Aişe (r.a.) Validemize, münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Hâdise şöyle cereyan etmiştir:
Hz. Âişe'den (r.a.) öğrendiğimize göre, Resûlullah (s.a.v.) herhangi bir sefere çıkacakları zaman Ezvac-ı Tâhirat arasında kur'a çeker, kur'a kime düşerse onu beraberinde götürürdü.313 Benî Müstalık Gazâsında ise, kur'a, Hz. Âişe Validemize düşmüştü.314
Hâdisenin bundan sonrasını bizzat Hz. Âişe Validemiz şöyle anlatmıştır:
"Resûlullah'la beraber sefere çıkmıştım. Bu sefer, hicab âyeti inzal buyurulduktan sonra idi. Bunun için ben hevdeçin içinde taşınır, konak yerine de yine hevdeç içinde indirilirdim. Bu suretle gittik.
"Resûlullah (s.a.v.) bu gazâsından (Benî Müstalık) dönüyordu.
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir