Kıblenin Mescid-i Haram'a Çevrilmesi
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 387
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Kıblenin Mescid-i Haram'a Çevrilmesi" bölümü 387. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
İslâm'a davet etti. Sonunda Hakem, "İslâm nedir?" diye sordu.
Resûl-i Ekrem, "İslâm, şeriki olmayan bir Allah'a îman ve ibâdet, Muhammed'in de O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet etmendir." buyurunca, Hakem, "Müslüman oldum!" diyerek kelime-i şehâdet getirdi.
Resûl-i Ekrem de, sahabîlere dönerek, "Eğer sizin, onun hakkındaki görüşünüze uyup onu öldürseydim, Cehennem'e girmiş, gitmişti!"523 diyerek hepimize ölçü olacak dersini verdi.
Hz. Resûlullah'ın İslâm'a davetteki temennisi, sabrı ve sebatı, işte bir insanı böylesine Cehennem'den kurtarıp, sahabî gibi şerefli bir makama yükseltiyordu.
518 ibn-i Abdi'l-Berr, el-istiab, c. 3, s. 878.
519 ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 252; ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 10.
520 ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 252; ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 10.
521 Bakara, 217.
522 Ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 255; İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 11.
523 İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 4, s. 137-138.
Kıblenin Mescid-i Haram'a Çevrilmesi
(Hicret'in 2. senesi / Milâdî 623)
Resûl-i Kibriya Efendimiz ile Müslümanlar, Medine'de namazlarını, Allah'ın emriyle, "peygamberler makamı" olan Kudüs'e, yâni Beytû'l-Makdis'e doğru kılarlardı. Fakat, Peygamber Efendimiz, öteden beri tevhid akidesinin müstesna bir âbidesi olan yeryüzünün ilk mâbedi ve ceddi Hz. İbrahim'in kıblesi olan Kâbe'ye doğru yönelerek namaz kılmayı kalben arzu ve temenni ediyordu. Müslümanlar da, hassaten Muhacirler, kalblerinde aynı arzuyu taşıyorlardı. Çünkü, beş vakit namazlarında Kâbe'ye yönelmek, vatanları Mekke'yi de yâdetmeye bir vesile olacaktı.
Yahudîlerin de, "Muhammed ve ashabı, biz gösterinceye kadar kıblelerinin neresi olduğunu bile bilmiyorlardı!" diyerek sinsice dedikoduda bulunmaları onları rahatsız ettiğinden bu arzuları daha da kuvvetleniyordu. Bu sebeple, Resûl-i Ekrem Efendimiz, tahvil-i kıble için vahyin gelmesini bekliyor, Cebrail'i (a.s.) gözetliyor ve Kâbe'yi temenni ederek dua ediyordu.
Nitekim, bir gün, gelen Cebrail'e (a.s.) bu arzusunu izhar etti: "Rabbimin, yüzümü Yahudîlerin kıblesinden Kâbe'ye çevirmesini arzu ediyorum!"
Cebrail (a.s.), "Ben bir kulum! Sen, Rabbine niyazda bulun. Bunu O'ndan iste!"524 dedi.
Bunun üzerine, Resûl-i Ekrem Efendimiz de, Beytû'l-Makdis'e müteveccihen namaza duracakları zaman başını semâya doğru kaldırmaya başladı.
Nihayet, Medine'ye hicretin 17. ayında, kıblenin Mescid-i Haram'a doğru çevrildiğini bildiren şu âyet-i kerîme nazil oldu:
"(Ey Resûlüm! Vahyin gelmesi için) yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Bunun için, seni, razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz, Şimdi, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ey mü'minler! Siz de her nerede olursanız, yüzünüzü namazlarda o mescid tarafına çevirin!"525
Bu vahiy geldiği sırada Resûlullah Efendimiz, Müslümanlara mescidinde öğle namazını kıldırıyordu. Namazın ilk iki rekâtı kılınmış, sıra son iki rekâta gelmişti. Peygamber Efendimiz, ağır ağır yönünü değiştirdi ve mübarek yüzünü Kâbe'ye doğru çevirdi. Müslümanlar da Efendimizle birlikte o tarafa döndüler.526
İki Kıbleli Mescid
Diğer bir rivayete göre, Resûl-i Kibriya Efendimiz, Receb ayının bir Pazartesi günü Benî Seleme semtinde oturan Bişr b. Bera'nın annesi Ümmü Bişr'i ziyarete gitmişlerdi. Kendisine yemek yapıldı. Yediler. Bu sırada öğle namazı vakti girdi. Peygamberimiz, oradaki mescidde Müslümanlarla birlikte iki rekât kıldıktan sonra namaz içinde Kâbe tarafına dönmesi emrolundu. Derhal cemaatle birlikte yüzlerini Mescid-i Haram tarafına çevirdiler.
Bu sebeple, Benî Seleme Mescidine "Mescid-i Kıbleteyn [İki Kıbleli Mescid]" adı verildi.527
Peygamberimizin emri üzerine, bütün Müslümanlara, kıblenin Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Haram tarafına çevrildiği duyuruldu.
Mescid-i Kıbleteyn
Kıblenin Kâbe olarak tesbit edilmesi, bir kısım Müslümanların telâşına sebep oldu; çünkü, kıble değiştirilmeden önce Beytû'l-Makdis'e doğru namaz kılarak vefat etmiş veya şehid edilmiş Müslümanlar vardı. Bunun için Huzur-u Risâlet'e gelerek, "Yâ Resûlallah! Daha önce ölen Müslüman kardeşlerimizin durumu ne olacak? Onlar Beytû'l-Makdis'e doğru namazlarını eda etmişlerdi." diyerek endişelerini izhar ettiler.
Cenâb- Hakk, Müslümanların bu endişelerini de, inzal buyurduğu âyet-i kerîmeyle giderdi: "Ey Resûlüm! Hâlen yönelmekte olduğun Kâbe'yi, ancak Resûle uyanlarla geri dönenler
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir