Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 188

Efendimize Hakaret ve Eziyetler

Peygamberimizin Hayatı kitabının 188. sayfası — Efendimize Hakaret ve Eziyetler bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Etrafta bulunanlar Ebû Cehil'e, "Ey Ebû Cehil! İşte, Muhammed!" diye seslendiler.

Ebû Cehil'in Resûl-i Ekrem'e doğru ilerlemesiyle dönmesi bir oldu. Seyredenler şaşkınlık içinde, "Ne oldu? Neden döndün?" diye sordular.

Ebû Cehil, onlardan daha şaşkın bir eda içinde, "Benim gördüğümü siz görmüyor musunuz?" diye cevap verdi ve arkasından ilâve etti: "Vallahi, onunla benim arama ateşten bir uçurum açıldı!"249

Müşrik ileri gelenlerinin en ağır işkence ve suikast teşebbüsleri karşısında, Cenâb-ı Hakk da, Sevgili Resûlünü işte böylesine koruyor ve himaye ediyordu!

Peygamberimiz, Kureyş'i Cenâb-ı Hakk'a Havale Ediyor!

Kureyş müşriklerinin Peygamber Efendimize eziyet, hakaret ve suikastleri çeşitli suretlerde oluyordu.

Resûl-i Ekrem, bir gün Kâbe'de huşu içinde namazını eda etmekte idi. Müşriklerden bir grub da Kâbe civarında toplanmış, konuşuyorlardı. İçlerinde, Ebû Cehil de vardı. Ortaya fırlayarak, topluluğa, "Hanginiz gidip filancalarda bugün boğazlanan devenin işkembesini ve döl eşini olduğu gibi kanlı kanlı getirip, secdede iken onun üzerine koyar?" diye seslendi.

Gözü dönmüşlerden biri olan Ukbe bin Ebû Muayt, ortaya atıldı. "Ben yaparım!" dedi ve oradan ayrıldı. Az sonra, ruhu kararmış bu adam, elinde deve işkembesiyle Peygamber Efendimizin yanında göründü.

Resûl-i Ekrem, her şeyden habersiz, Cenâb-ı Hakk'ın huzurunda secdeye varmıştı.

Gözü dönmüş Ukbe, getirdiği deve işkembesini iki küreği arasına koydu.

Ruh ve vicdanları şirkin karanlıklarına gömülü müşrikler, manzarayı kahkahalarla seyrediyorlardı.

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir