Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 667

Üç Meşhur Şahsiyetin Müslüman Olmaları

Peygamberimizin Hayatı kitabının 667. sayfası — Üç Meşhur Şahsiyetin Müslüman Olmaları bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

cesur ve yiğitçe daldı. Zeyd'in şanlı, şerefli akıbetine uğrayacağını bile bile kılıç sallamaya devam etti. Düşman kalabalıkmış; olsun! Kuvvetliymiş; ne çıkar? Yiğit, her şeye rağmen kendi vazifesini yapacaktır. Zâten yiğitlik, verilen vazifeyi hakkıyle yerine getirmek değil de nedir? Hem şehid olsa neyi kaybedecektir? Dünya hayatını mı? Olsun; ebedî bir hayat var ya!.. Dünya hayatını verip, ebedî hayatta imrenilecek mertebeler kazanmak az şey mi? 706 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 128; İbn Kayyim, a.g.e., c. 2, s. 173. 707 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 128; İbn Kesir, Sîre, c. 3, s. 455. 708 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 128; Halebî, İnsanü’l-Uyûn, c. 2, s. 787. 709 Müslim, Sahih, c. 3, s. 1357; Ebû Dâvûd, Sünen, c. 4, s. 162-163; Halebî, a.g.e., c. 2, s. 787. 710 Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 5, s. 358; Müslim, a.g.e., c. 3, s. 1357-1358; Ebû Dâvûd, a.g.e., c. 3, s.37. 711 İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 16. 712 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 17; İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 129. 713 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 17; İbn Kayyim, Zâdü’l-Meâd, c. 2, s. 173. 714 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 19; İbn Kayyim, a.g.e., c. 2, s. 173. 715 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 20; İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 129.

Hz. Cafer de Şehid Düştü

Kumandan Hz. Cafer gibi, her mücâhid aynı duygu, aynı heyecan ve aynı kudsî gaye ile düşman ordusuna saldırıyordu. İslâm Ordusunda kartal cesareti, düşman askerinde karga ürkekliği vardı. Durum ne olursa olsun, İslâm Ordusu kârlı çıkacaktı. Galib olursa, hem maddî hem manevî zaferi elde etmiş olacaklar; mağlûb olup şehid olurlarsa, manevî zaferi şanlı, şerefli bir destan hâlinde elde edeceklerdi. Bunun için korkuları, telâşları, endişe ve tereddütleri yoktu.

Dost gözler yanında düşman gözler de, yeni kahraman kumandanın üzerinden ayrılmıyordu. Bu ürkek ve mütereddit gözler, bu kahramanın cesaretli saldırışına, önüne geleni biçmesine, karşısına çıkanı kırıp geçirmesine hayret ve şaşkınlıkla bakıyordu.

Ne var ki, Hz. Cafer'in de mukadder akıbeti yaklaşıyordu. İnen hain bir kılıç darbesi, sağ kolunu bileğinden kesti. Bu sefer şanlı sancağı, sol eline aldı. Ama fazla sürmeden bu kolu da kesildi. Eğer alabilirse, manzarayı hayâlinizde canlandırınız ve bu büyük kahramanın İ'lâ-yı Kelimetullah uğrunda gösterdiği gayreti, hamiyeti hayranlıkla seyrediniz. Bu eşsiz kahraman, Resûller Resûlünün teslim ettiği İslâm'ın izzetini, ordunun şerefini temsil eden mübarek sancağı yere düşürmemek için, bileklerinden aşağısı yere düşmüş kollarıyla sarıldı.716 Artık düşman saldırısına karşı koyacak durumu yoktu. O anda tek gayesi, o şanlı ve şerefli bayrağı yere düşürmeden üçüncü ele teslim etmekti. İlâhî Yarabbi! Bu ne haşmetli îman, bu ne büyük ideal, bu ne kudsî gaye, bu ne ulvî gayret ve hamiyyet! Bizim şu anda havsalamıza sığdıramadığımız hâdiseyi Hz. Cafer (r.a.) bizzat yaşıyordu; evet, bizzat yaşıyordu.

Bu haşmetli manzara, haliyle fazla devam etmedi ve düşmandan

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir