Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 705

Mute Muharebesi

Peygamberimizin Hayatı kitabının 705. sayfası — Mute Muharebesi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

yapacağına inanırız." dediler.

Bunun üzerine Resûl-i Kibriya Efendimiz şöyle konuştu:

"Benim hâlimle sizin hâliniz, Yusuf'un (a.s.) kardeşlerine dediğinin tıpkısı olacaktır.*

Ahlâk ve yüz güzelliğinden ve babalarının onu kendilerinden daha çok sevmesinden dolayı kardeşleri, Hz. Yusuf’u çekemezler ve hayatına son vermek için Kenan kuyusuna atarlar. Oradan geçen bir kafile ise, onu alıp Mısır’a götürür. Başından birçok hadise geçtikten sonra Hz. Yusuf, sonunda Mısır’a Azîz olur. Kader-i İlâhi, bu makamda iken Hz. Yusuf’la kardeşlerini bir araya getirir. Yusuf’u tanıyan kardeşleri, yaptıklarından pişmanlık duyarlar.Bunun üzerine Hz. Yusuf, “Bugün ve bundan sonra benim tarafımda size başa kakma ve serzenişte bulunma gibi herhangi bir eza ve cefa düşünmeyin. Ben hakkımı helâl ettim!” diyerek, kardeşlerini affeder. İşte, Peygamber Efendimiz, Kureyş müşriklerine, “Benim halimle sizin haliniz, Yusuf’la (a.s.) kardeşlerinin dediğinin aynısı olacaktır” derken bu hadiseyi hatırlatmak istemişti. "Yusuf'un (a.s.) kardeşlerine dediği gibi ben de diyorum: 'Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok! Allah, sizi bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir!' (Yusuf, 92).

"Gidiniz, sizler serbestsiniz!"832

Affedişlerin en makbulü muktedirken affetmek, iyiliklerin en güzeli ise kötülüklere karşı yapılandır. Merhametlerin en üstünü kendisine acımayanlara acımak, şefkat etmek ve merhamette bulunmaktır. İşte, Kâinatın Efendisi bunu yapıyordu! Çünkü o, Cenâb-ı Hakk'tan dersini şöyle almıştı:

"Affı (öne) al, iyilikle emret ve câhillerden yüz çevir!"833

O anda Kureyşliler boynu bükük, elleri yanlarına düşmüş bir vaziyette Hz. Resûlullah'ın huzurunda bekliyorlardı. İsteseydi, tek ferdi kalmamak üzere hepsini, geçmişte yaptıkları zulüm, kötülük ve eziyetlerden dolayı kılıçtan geçirebilirdi yahut hepsine köle muamelesinde bulunabilirdi; bunun yanında, mallarına mülklerine el koyup, onları yurtlarından da sürgün edebilirdi!.

Ama, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz, yukarıda sözü edilen davranışların hiçbirine teşebbüs etmedi. Zîra, onun tek gayesi, gönüllerde İlâhî meş'alenin yakılmasıydı. Bu müstesna davranışıyla da bu ulvî gayesine en büyük hizmeti îfa etti. Onun böylesine merhametli davranışı, affediciliği, âlicenablığı

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir