Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 768
Tebük Gazası
Peygamberimizin Hayatı kitabının 768. sayfası — Tebük Gazası bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Übeyy, Müslümanlar arasına fitne sokmak, onlarda harbe karşı bir gevşeklik, bir çekingenlik meydana getirmek gayesiyle şöyle konuşuyordu:
"Muhammed, Roma Devletini oyuncak mı zannediyor? Onun ve ashabının esir düşeceklerini şimdiden görür gibiyim!"994
Diğer münafıklar da, "Bu sıcakta harbe mi çıkılır?" diyorlardı.995
Cenâb-ı Hakk, münafıkların bu sözleri üzerine şu âyet-i kerîmeyi inzal buyurdu:
"Tebük Savaşına iştirak etmeyip geri kalan münafıklar, Resûlullah'a muhalefet ederek oturup kalmalarıyla sevindiler; Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücadele etmeyi çirkin gördüler ve, 'Bu sıcakta harbe çıkmayın!' dediler. De ki:
'Cehennem ateşi daha sıcaktır; fakat gidecekleri yeri bilseler.'"996 Bazıları da, kadınlara düşkünlüğünü, harbe iştirak etmemek için bahane ediyordu. Bunun üzerine de şu âyeti celîle nazil oldu:
"O münafıklardan kimi de şöyle diyecektir: 'Bana izin ver, beni fitne ve isyana düşürme!'
"Bilmiş ol ki onlar, fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki, Cehennem, kâfirleri kuşatıcıdır."
Daha birçok münafık, böylesine sudan bahanelerle Peygamber Efendimizden izin istediler. Bunun üzerine, 80'den fazla münafığa izin verildi. 978 İbn Sa’d, Tabakat, c. 2, s. 165. 979 İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 159; İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 165. 980 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 165. 981 Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 615. 982 Tirmizî, a.g.e., c. 5, s. 615. 983 Tirmizî, a.g.e., c. 5, s. 615; İbn Esir, Üsdü’l-Gabe, c. 3, s. 327. 984 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 161. 985 Taberî, Tefsir, c. 10, s. 197. 986 İbn Esîr, a.g.e., c. 3, s. 315-316. 987 Taberî, a.g.e., c. 10, s. 194-195. 988 İbn Hacer, el-İsabe, c. 2, s. 500. 989 İbn Kesir, Sîre, c. 4, s. 9. 990 Vakidî, Megazi, c. 3, s. 991-992. 991 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 161; İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 165. 992 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 161; İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 165. 992a Tevbe, 93. 993 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 161-162. 994 Vakidî, a..e., c. 3, s. 1041. 995 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 160. 996 Tevbe, 81.
Onlar, Peygamber Efendimize beyan ettikleri özürlerinde yalancı idiler; Allah ve Resûlüne gönülden inanmış kimseler değillerdi. Cenâb-ı Hakk, şu âyetiyle de onların bu durumunu Resûlüne haber veriyordu:
"Senden izin isteyenler, ancak Allah'a ve âhiret gününe îman etmeyenler, kalbleri şüpheye düşenlerdir. Onlar şüphe içinde bocalayıp dururlar."997
Bir sonraki âyette de, Allahü Taâlâ, yerlerinde oturup kalanlara bakıp ümitsizliğe kapılmamaları için Müslümanları tesellî ediyordu: "Eğer aranızda onlar da cihada çıksalardı, içinizde şer ve fesadı artırmaktan başka bir şey yapmazlar, bozgunculuğa koşarlardı!"998
Münafıklar güruhunun sudan bahanelerle harbe iştirak etmeyişleri, Allah ve Resûlüne gönülden bağlı olan mücâhidleri
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir