Günahtan Sakınıp Şüpheli Şeylerden Uzak Durmak
Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 344
Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Günahtan Sakınıp Şüpheli Şeylerden Uzak Durmak" bölümü 344. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.
مَرَّةً أخرى وَهُوَ يَبْني حائِطاً لَهُ، فقال : إن المُسْلِمَ لَيُؤْجَرُ في كُلِّ شَيْءٍ يُنْفِقُهُ إلا في شَيْءٍ يَجْعَلُهُ في هذَا الترابِ.
587: Kays ibni Ebu Hazım şöyle demiştir:
Habbab ibnü'l Eret'i hasta olduğu için ziyaretine gittik. Vücudu yedi yerden şifa için dağlanmıştı. Bize şöyle dedi:
-Eski dostlarımız dünyaya kapılmadan göçüp gittiler. Dünyalık onların sevaplarını eksiltmedi. Biz ise o kadar çok mala sahip olduk ki koyacak yer bulamayıp (inşaat ve bina olarak) toprağa gömdük. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bizi ölümü istemekten yasaklamış olmasaydı ölümüm için dua edecektim.
Başka bir zaman Habbab'ın yanına gittiğimizde duvar örüyordu. Bize şunları söyledi: Müslüman şu toprağa(ihtiyaç dışında yapılan evler, binalar...) harcadığından başka harcadığı her şeyden ecir alır, sevap kazanır. Buhari, Merda 19, Müslim, Zikir 12)
Bölüm: 68
Günahtan Sakınıp Şüpheli Şeylerden Uzak Durmak
قال الله تعالى : [ إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُم مَّا لَيْسَ لَكُم بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِندَ اللَّهِ عَظِيمٌ]
"Çünkü siz bu iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında sahibi olmadığınız şeyi ağzınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz günahsız ve kolay bir iş sanıyorsunuz. Halbuki o Allah katında büyük bir günahtır." (24 Nur 15)
قال الله تعالى : [ إن رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ]
"Çünkü Rabbin her an ve zamanda herkesi ve her şeyi gözetleyip durmaktadır." (89 Fecr 14)
588-
وعن النُّعمان بنِ بَشيرٍ (رضي الله عنه) قال : سَمِعْتُ رسُولَ الله (عليه وسلم) يقُولُ : إن الحَلاَلَ بيِّنٌ، وإن الحَرَامَ بيِّنٌ، وَبَيْنَهُما مُشْتَبِهاتٌ لاَ يَعْلَمُهُنَّ كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ، فَمَنِ اتَقى الشُّبهاتِ، اسْتَبْرَأَ لِدِينِهِ وعِرْضِهِ، وَمَنْ
وَقَعَ في الشُّبهاتِ، وَقَعَ في الحَرامِ، كالرَّاعِي يَرْعى حَوْلَ الحِمَى يُوشِكُ أن يَرْتَعَ فيهِ، ألا وإن لِكُلِّ مَلِكٍ حِمى، ألا وإن حِمَى الله مَحَارِمُهُ، ألا وإن في الجَسَدِ مُضْغَةً إذا صَلَحَت صَلَحَ الجَسَدُ كُلُّهُ، وَإذا فَسَدَتْ فَسَدَ الجَسَدُ كُلُهُ: ألا وَهِيَ القَلْبُ .
588: Numan ibni Beşîr (Allah onlardan razı olsun) Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'i şöyle buyururken dinledim dedi:
"Helal olan şeyler bellidir, haram olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında halkın bir çoğunun helal mi haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır.
Şüpheli işlerden sakınanlar dinlerini ve ırzlarını korumuş olurlar. Şüpheli şeylerden sakınmayanlar ise zamanla harama dalıp giderler. Aynen sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çoban gibi ki onların o araziye girmesi mümkündür ve tehlikelidir.
Dikkat edin her hükümdarın girilmesi yasaklanmış bir arazisi vardır. Unutmayın Allah'ın yasak arazisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki insan vücudunda bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir." (Buhari, iman 39, Müslim Müsakat 109)
589-
وعن أنس أن النبي (عليه وسلم) وَجَدَ تَمْرةً في الطَّرِيق، فقال : لَوْلا إني أخافُ أن تكُونَ مِنَ الصَّدَقَةِ لأَكَلْتُها .
589: Enes (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) yolda bir hurma buldu ve: "Bu hurmanın sadaka olması ihtimalinden korkmasaydım onu yerdim", buyurdu. (Buhari, Büyu' 4, Müslim, Zekat 164)
590-
وعن النوَّاسِ بنِ سَمعان (رضي الله عنه) عن النبيِّ (عليه وسلم) قال : البِرُّ حُسنُ الخُلُقِ ، والإثمُ ما حاكَ في نَفْسِكَ، وكَرِهْتَ أن يَطَّلعَ عَلَيْهِ النَّاسُ .
590: Nevvas ibni Seman (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Gerçek müslüman olmak demek; güzel ahlaklı olmak demektir. Günah ise, kalbini tırmalayıp rahatsız eden(tereddüt uyandıran) ve insanların bilmesini istemediğin her şeydir." (Müslim, Birr 14)
591-
وعن وابصةَ بن معبدٍ (رضي الله عنه) قال : أتَيْتُ رسُولَ الله (عليه وسلم) فقال : جِئْتَ تَسْأَلُ عَنِ البِرِّ؟ قلت: نعم، فقال : اسْتَفْتِ قَلْبَكَ، البِرُّ : مَا اطْمَأنت
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir