İyi Kişileri Ziyaret Edip Sohbette Bulunmak
Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 223
Riyâzus-Sâlihîn kitabının "İyi Kişileri Ziyaret Edip Sohbette Bulunmak" bölümü 223. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.
Ömer hiddetlendi hatta Uyeyne'ye ceza vermek istedi. Bunu sezen Hurr:
-Ey Mü'minlerin emiri Allah, peygamberine: Sen bağışlama yolunu tut! İyiliği emret! Ve cahilleri cezalandırmaktan yüz çevir! (7 Araf 199) buyurdu. Benim amcam da cahillerdendir, dedi.
Bu ayeti Hurr okuduğu zaman Ömer, Uyeyne'yi cezalandırmaktan vazgeçti. Zaten Ömer Allah'ın kitabındaki hükümlere karşı son derece itaatle boyun eğerdi. (Buhari, tefsiru sure-i Araf 5)
359-
وعَنْ أبي سعيد سَمُرَةُ بْنُ جُنْدُبٍ (رضي الله عنه) لَقَدْ كُنْتُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ (عليه وسلم) غُلاَمًا, فَكُنْتُ أَحْفَظُ عَنْهُ, فَمَا يَمْنَعُنِي مِنَ الْقَوْلِ إلا أن هَهُنَا رِجَالا هُمْ أَسَنُّ مِنِّي .
359: Ebu Said Semure ibni Cündüb (Allah ondan razı olsun)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) hayatta iken ben çocuk denecek yaştaydım. Bu sebeple kendisinden duyduklarımı ezberliyordum. Ne var ki şimdi burada yaşlı kimselere duyduğum saygı onları söylememe engel oluyor. (Buhari, Hayz 29, Müslim, Cenaiz 88)
360-
عَنْ أنس (رضي الله عنه) قال : قال رسولُ الله (عليه وسلم) : مَا اَكْرَمَ شَابٌّ شَيْخًا لِسِنِّهِ, إلا قَيَّضَ اللهُ لَهُ مَنْ يُكْرِمُهُ عِنْدَ سِنِّهِ.
360: Enes (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Herhangi bir genç yaşından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse Cenab-ı Hak da o gence yaşlılığında hizmet edecek kimseler verir." (Tirmizi , Birr 75)
Bölüm: 45
İyi Kişileri Ziyaret Edip Sohbette Bulunmak
قال الله تعالى : [ وَاِذْ قال مُوسَى لِفَتَاهُ لاَ اَبْرَحُ حَتَّى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِىَ حُقُبًا ]اِلَى قَوْلِهِ تَعَالَى: [قال لَهُ مُوسَى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلَى أن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا. ]
"Bir vakit Musa genç arkadaşına demişti ki "Durup dinlenmiyeceğim ta ki iki denizin birleştiği yere kadar yola devam edeceğim yahut da yıllarca bu uğurda uğraşacağım."İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı. Balık denize atlamış dalıp bir yol tutmuş gitmişti. Orayı geçtiklerinde, Musa genç arkadaşına "Kuşluk yemeğimizi getir" dedi. Gerçekten de şu yolculuk yordu bizi. Arkadaşı gördün mü? dedi. Kayanın yanında oturduğumuz zaman balığı unutmuştum, onu bana unutturan ve sana söylememe engel olan da ancak şeytandır. tuhaf şey nasıl da yol bulup suya ulaştı. Musa: "Buydu aradığımız işte ya!" dedi ve izleri üzerinde hemen geri döndüler ve orada kullarımızdan bir kul buldular ki biz katımızdan ona rahmet verip özel bilgiyle donatmıştık onu. Musa o'na sana öğretilen hakiki ilimden bana öğretmek üzere senin peşinden gelebilir miyim, dedi." (18 Kehf 60-66)
قال الله تعالى : [ وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ. ]
"Ve Rabbinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvarıp yakaranlarla birlikte sen de sabret..." (18 Kehf 28)
361-
عَنْ أنس(رضي الله عنه) قال : قال أَبُو بَكْرٍ (رضي الله عنه) بَعْدَ وَفَاةِ رَسُولِ اللَّهِ (عليه وسلم) لِعُمَرَ : انطلق بِنَا إِلَى أُمِّ أَيْمَنَ نَزُورُهَا كَمَا كان رَسُولُ اللَّهِ (عليه وسلم) يَزُورُهَا, فَلَمَّا أنتهَيْنَا إِلَيْهَا بَكَتْ, فَقالاَ لَهَا : مَا يُبْكِيكِ ؟اَمَا تَعْلَمِينَ أن مَا عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ لِرَسُولِهِ (عليه وسلم) . فَقالت : إنى لاَ اَبْكِى أني لا أََعْلَمُ أن مَا عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ لِرَسُولِهِ (عليه وسلم) وَلَكِنْ أَبْكِي أن الْوَحْيَ قَدِ انقَطَعَ مِنَ السَّمَاءِ, فَهَيَّجَتْهُمَا عَلَى الْبُكَاءِ, فَجَعَلاَ يَبْكِيَان مَعَهَا.
361: Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in vefatından sonra Ebu Bekir, Ömer (Allah ondan razı olsun)'ya : Ümmü Eymen (Allah ondan razı olsun)'ya gidelim, Rasulullah'ın ziyaret ettiği gibi bizde onu ziyaret edelim, dedi. İkisi beraber oraya geldiklerinde Ümmü Eymen ağladı. Onlar da:
-Niçin ağlıyorsun, Allah katındaki nimetin Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) için çok daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun? dediler. Ümmü Eymen'de:
-Ben Rasulullah vefat etti diye ağlamıyorum. Allah katındaki nimetlerin Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) hakkında daha hayırlı olduğunu biliyorum. Fakat ben vahyin kesilmiş olmasından dolayı ağlıyorum, deyince Ebu Bekir ve Ömer (Allah ondan razı olsun)'de duygulandılar ve hep birlikte ağlamaya başladılar. (Müslim, Fezailüs Sahabe 3)
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir