İyilik ve Hayırlarda Yardımlaşma

Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 127

KitapRiyâzus-Sâlihîn
Sayfa127–128
SeviyeAna bölüm

Riyâzus-Sâlihîn kitabının "İyilik ve Hayırlarda Yardımlaşma" bölümü 127. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.

-Falan kişiye git. O harbe gitmek üzere hazırlanmıştı, fakat hastalandı, buyurdu. Delikanlı o kişiye gitti ve:

- Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sana selam ediyor. Harb için hazırladıklarınızı bana vermenizi emretti, dedi. Bunun üzerine adam hanımına:

- Hanım, hazırladığım harb malzemelerinin hepsini bu gence ver ve onlardan hiçbir şey bırakma, Allah hakkı için onlardan hiçbir şey bırakma ki hakkımızda hayır ve bereketlere nâil olabilelim. (Müslim, İmara 134)

Bölüm: 21

İyilik Ve Hayırlarda Yardımlaşma

قال الله تعالى : [ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى ]

"... İyi güzel ve (Allahin yasaklarindan) sakınma üzerinde yardımlaşın..." (5 Maide 2)

قال الله تعالى : [ وَالْعَصْرِ إن الإنسان لَفِى خُسْرٍ إلا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ ]

"İnsanların tek sermayesi olan zaman birimine andolsun ki, Allah'ın gösterdiği yolda yürümeyen tüm insanlar mutlaka zarardadır. Ancak inanarak doğru dürüst işler yapanlar, birbirlerine hakdan gelen gerçekleri ve her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli olmayı tavsiye edenler bu ziyandan kurtulmuşlardır. (103 Asr 1-3)

قال الإمام الشافعي رحمه الله كلاما معناه : إن الناس أو أكثرهم في غفلة عن تدبر هذه الصورة.

İmam Şafii (Allah ona rahmet etsin) der ki: Bazı veya çoğu insanların bu sure (Asr suresi) nin manasını düşünmekten ğafildirler.

Sayfa 128

179-

عَنْ اَبِى عَبْدِ الرَّحْمنِ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِىِّ (رضي الله عنه) قال : قال رَسُولُ الله ﷺ : مَنْ جَهَّزَ غَازِيًا فِى سَبِيلِ اللهِ, فَقَدْ غَزَا, وَمَنْ خَلَفَ غَازِيًا فِى اَهْلِهِ بَخَيْرٍ فَقَدْ غَزَا.

179: Ebu Abdurrahman Zeyd İbn-i Halid el Cüheni (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda savaşacak bir mücahidin gerekli techizatını hazırlar ve tüm ihtiyaçlarını karşılarsa gerçekten savaşa gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden mücahidin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp ihtiyaçlarını karşılayan kimse de sanki savaşa katılmış gibi sevap kazanır." (Buhari, Cihad 38, Müslim, İmare 135)

180-

عَنْ أبي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أن رَسُولَ اللَّهِ (عليه وسلم) بَعَثَ بَعْثًا إِلَى بَنِي لَحْيَان مِنْ هُذَيْلٍ فَقال : لِيَنْبَعِثْ مِنْ كُلِّ رَجُلَيْنِ أَحَدُهُمَا وَالأجر بَيْنَهُمَا,

180: Ebu Said el Hudri (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Hüzeyl Kabilesinden Lihyan oğulları üzerine bir ordu gönderdi ve şöyle buyurdu: "Her iki erkekten biri savaşa katılsın, kazanılacak sevap ikisi arasında ortaktır." (Müslim, İmare 137)

181-

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما أن رَسُولَ اللهِ (عليه وسلم) لَقِيَ رَكْبًا بِالرَّوْحَاءِ فَقال : مَنِ الْقَوْمُ؟ قالوا : الْمُسْلِمُون.َ فَقالوا : مَنْ أنت؟ قال : رسولُ اللَّهِ. فَرَفَعَتْ إِلَيْهِ أمرأَةٌ صَبِيًّا فَقالتْ أَلِهَذَا حَجٌّ؟ قال : نَعَمْ وَلَكِ أجر .

181: İbn-i Abbas (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Medine civarındaki Ravha mevkiinde bir deve kervanına rastladı.

-Sizler kimlersiniz? diye sordu. Onlar da:

-Biz müslümanlarız, ya sen kimsin? diye sordular. Peygamberimiz:

-Ben Allah'ın Rasulüyüm, dedi. İçlerinden bir kadın küçük bir çocuğu kaldırarak:

-Bu çocuğun haccı olur mu? diye sordu. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'de:

-Evet senin için de sevap vardır, buyurdu. (Müslim, Hacc 409)

182-

عَنْ أبي مُوسَى (رضي الله عنه) عَنِ النَّبِيِّ (عليه

Sayfa 127   Okuyucuda devam et

Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir