Kanaat, Tok Gözlülük ve Orta Yolu Seçmek

Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 312

KitapRiyâzus-Sâlihîn
Sayfa312–318
SeviyeAna bölüm

Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Kanaat, Tok Gözlülük ve Orta Yolu Seçmek" bölümü 312. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.

Bölüm: 57

Kanaat, Tok Gözlülük Ve Orta Yolu Seçmek

قال الله تعالى : [ وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأرض إلا عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا... ]

"Yer yüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın." (11 Hud 6)

قال الله تعالى : [ لِلْفُقَرَاء الَّذِينَ أُحصِرُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِي الأرض يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ أَغْنِيَاء مِنَ التَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُم بِسِيمَاهُمْ لاَ يَسْأَلُونَ النَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ فَإن اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ ]

"Sadakalarınızı şu fakirlere verin ki, Allah yolunda savaş için bedenî ve fikrî çabalarıyla kapanıp kalmışlardır. Yer yüzünde rızık aramak için çıkıp dolaşamazlar. Onlar yüz suyu dökmediklerinden; durumlarını bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları görünce yüzlerinden tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek, ısrarla insanlardan istemezler. Onlara ne iyilik yaparsanız, doğrusu Allah hepsini bilir." (2 Bakara 273)

قال الله تعالى : [ وَالَّذِينَ إذا أنفقوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكان بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا. ]

"Ve onlar ki, harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar bu ikisi arasında dengeli bir yol tutarlar." (25 Furkan 67)

قال الله تعالى : [ وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ والإَنس إلا لِيَعْبُدُونِ مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أن يُطْعِمُونِ. ]

" Ve iyi bilin ki, ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ve ben onlardan ne rızık istiyorum, ne de beni doyurmalarını." (51 Zariyat 56-57)

522-

عن أبي هُرَيْرَةَ (رضي الله عنه) عن النبيِّ (عليه وسلم) قال : لَيسَ الغِنَى عَن كَثرَةِ العَرَضِ، وَلكِنَّ الغنَى غِنَى النَفْسِ .

522: Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Gerçek zenginlik malın fazla olması değil, kalb zenginliği gönül tokluğudur." (Buhari, Rikak 15, Müslim, Zekat 130)

523-

وعن عبد الله بن عمروٍ أن رسول الله (عليه وسلم) قال : قَدْ أَفْلَحَ مَنْ أسلم، وَرُزِقَ كَفَافا وَقَنَّعَهُ الله بما آتاهُ .

Sayfa 313

523: Abdullah ibni Amr (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Müslüman olup yetecek kadar malı da olan ve verilene kanaat etmesini bilen gerçekten kurtulmuştur." (Müslim, Zekat 125)

524-

وعن حَكيم بن حِزَام (رضي الله عنه) قال : سَأَلْتُ رسولَ الله (عليه وسلم) فَأَعطَإني، ثمَ سَأَلْتُهُ فَأَعطَإني، ثمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَإني، ثمَّ قال : يا حَكِيمُ، أن هذَا المَالَ خَضِرٌ حُلوٌ، فَمن أخذهُ بِسَخَاوَةِ نَفسٍ بُورِكَ لَهُ فِيه، وَمَن أخذهُ بإشرَافِ نَفْسٍ لَمْ يُبَارَكْ لَهُ فيهِ، وَكان كَالَّذِيَ يَأكُلُ وَلا يَشْبَعُ، واليَدُ العليَا خَيْرٌ مِنَ اليَدِ السُّفلَى. قالحَكِيمٌ : فقلتُ: يا رسولَ الله، والَّذي بَعَثَكَ بالحَق لا أَرزَأُ أَحَداً بَعدَكَ شَيئاً حَتَى أفارِقَ الدُنيَا. فَكان أَبُو بكرٍ يَدْعُو حَكِيماً لِيُعطيَهُ العَطَاءَ، فَيَأْبَى أن يَقبَلَ مِنهُ شَيْئاً. ثُمَّ عُمَرَ (رضي الله عنه) دَعَاهُ لِيُعطيَهُ، فَأَبى أن يَقْبَلَهُ. فقال : يا مَعْشَرَ المُسْلِمينَ، أُشْهِدكم عَلى حَكيمٍ إني أَعْرِضُ عَلَيه حَقَّهُ الَّذي قَسَمَهُ الله لَهُ في هذا الفيءِ فيأْبى أن يأخذهُ. فَلَمْ يَرْزَأْ حَكِيم أَحَداً مِنَ النَّاسِ بَعْدَ النَّبِيِّ (عليه وسلم) حَتَّى تُوُفِّيَ.

524: Hakîm ibni Hizam (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den mal istedim verdi, bir daha istedim yine verdi, tekrar istedim yine verdi ve sonra şöyle buyurdu: "Ey Hakîm şu dünya malı gerçekten çekici ve tatlıdır. Kim onu hırslanmaksızın gönül hoşluğuyla tok gözlülükle alırsa onun hesabına bereketli olur. Kim de ona göz dikerek aç gözlülükle alırsa o malın bereketi olmaz. Böylesi kişi yediği halde doymayan kimse gibidir. Veren el alan elden daha üstün ve hayırlıdır." Hakîm diyor ki: Bunun üzerine ben:

-Ya Rasulallah, yaşadığım sürece senden başka kimseden bir şey almıyacağım, dedim. Gün geçti Ebubekir halife oldu. Hakîm'i kendisine ganimet malından hisse vermek için çağırdı. Fakat Hakîm onu almadı. Sonra Hz. Ömer halifeliği döneminde kendisine bir şeyler vermek istedi. Ondan da hiçbir şey almayınca Hz. Ömer:

-Ey müslümanlar, Hakîm hakkında şahid olunuz bu ganimetten Allah'ın ona ayırdığı hissesini veriyorum da o almak istemiyor, dedi.

İşte bu şekilde Hakîm Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in vefatından sonra ölünceye kadar kimseden bir şey kabul etmedi. (Buhari, Vesaya 9, Müslim, Zekat 96)

525-

وعن أبي بُرْدَةَ عن أبي موسى الأشعري (رضي الله عنه)

Sayfa 312   Okuyucuda devam et

Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir