Riyâzus-Sâlihîn — Sayfa 267
Allah'ın Rahmetini Ümid Etmek
Riyâzus-Sâlihîn kitabının 267. sayfası — Allah'ın Rahmetini Ümid Etmek bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
مَعَنَا الصَّلاةَ ؟ قال : نَعم. قال : قد غُفِرَ لَكَ .
436: Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'e geldi ve Ey Allah'ın Rasulü ben cezayı gerektiren bir iş işledim, beni cezalandır, dedi. Vakit namaz vaktiydi. O şahıs Rasulullah ile birlikte namaz kıldıktan sonra yine: Ey Allah'ın Rasulü cezalandırılması gereken bir iş yaptım, beni cezalandır, dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Sen bizimle birlikte şimdi namaz kılmadın mı?" buyurdu. Adam evet deyince, Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) : "Öyleyse affedildin" buyurdu. (Buhari, Hudud 27, Müslim, tevbe 44)
437-
وعنه قال : قال رسولُ الله (عليه وسلم) : إن الله لَيَرضي عن الْعبْدِ أن يَأْكُلَ الأكْلَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَليه, أَوْ يَشْرَبَ الشَّرْبَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَليها .
437: Enes (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah kulunun bir şey yedikten sonra hamdetmesinden yine bir şey içtikten sonra hamdetmesinden razı olur." (Müslim, Zikir 89)
438-
وعن أبي موسى (رضي الله عنه) ، عن النبيِّ (عليه وسلم) قال :إن الله تعالى يَبْسُطُ يَدَهُ باللَّيْلِ, ليَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ، وَيَبْسُطُ يَدَهُ بِالنهارِ ,لِيَتُوبَ مُسيءُ اللَّيْلِ حتى تطْلُعَ الشمسُ مِنْ مَغْرِبها .
438: Ebu Musa (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah gündüz günah işleyenin tevbesini kabul etmek için gece ellerini açık tutar. Gece günah işleyen kimsenin tevbesini kabul için gündüz ellerini açık tutar. Bu iş güneş batıdan doğuncaya kadar yani kıyamete kadar böylece devam eder." (Müslim, tevbe 31)
439-
وعن أبي نجَيحٍ عَمرو بن عَبَسَةَ، السُّلَمِيِّ (رضي الله عنه) ، قال : كنتُ وَأنا في الجَاهِلِيَّةِ أَظُنُّ أن النَّاسَ عَلى ضَلالَةٍ، وَأنهُمْ لَيْسُوا على شيءٍ، وَهُمْ يَعْبُدُونَ الأوثان، فَسَمِعْتُ بِرَجُلٍ بِمَكَّةَ يُخْبِرُ أخبارا فَقَعَدْتُ عَلى راحِلَتي، فَقَدِمْتُ عَلَيْهِ، فإذا رسول الله (عليه وسلم) مُسْتَخْفِيا جُرَآء عَلَيْهِ قَوْمُهُ، فَتَلَطَّفْتُ حَتَّى دَخَلْتُ عَلَيْهِ بمَكَّة، فقلتُ له: ما أنت ؟ قال : أنا نَبِيٌّ. قلتُ: وما نبيّ؟، قال : أَرْسَلَني الله. قلت : وبِأَيِّ شَيْءٍ أَرْسَلَكَ ؟ قال : أَرْسَلَنِي بِصَلِةِ ألارْحَامِ، وكسْرِ الأوْثان، وَأن يُوَحَّدَ الله لاَ يُشْركُ بِه شَيْءٌ. قلت له: فَمَنْ مَعَكَ عَلى هذَا؟ قال : حُرٌّ وعَبْدٌ. ومعهُ يَوْمَئِذٍ أبو بكرٍ وبِلالٌ، رضي الله عنهما فقلتُ: إني مُتَّبِعُكَ، قال : إنكَ
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir