Riyâzus-Sâlihîn — Sayfa 27

Tevbe ve Allah'tan Affedilmeyi İstemek

Riyâzus-Sâlihîn kitabının 27. sayfası — Tevbe ve Allah'tan Affedilmeyi İstemek bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

yanına gitmelerini ve orada oturmalarını emrettim.

Hilâl ibn Ümeyye'nin karısı Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e giderek: Ya Rasûlallah Hilâl ibn Ümeyye çok yaşlı bir adamdır, kendisine bakacak hizmetçisi de yoktur. Ona hizmet etmemde bir sakınca görürmüsün? diye sormuş, Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Hayır ama, sana asla yaklaşmasın" deyince kadın da şöyle demiş: Allah'a yemin olsun ki onun kımıldayacak hali yoktur, başına gelen bu işten dolayı da durmadan ağlıyor.

Ka'b sözüne şöyle devam etti: Yakınlarımdan biri bana Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den hanımın için izin istesen de sana hizmet etse olmaz mı? Baksana Hilâl ibn Ümeyye için karısının bakmasına izin verdi dedi. Ben ona hayır bu konuda Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den izin isteyemem, üstelik ben genç bir adamım, izin istesem bile peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in bana ne diyeceğini bilemem dedim. Bu durumda on gün daha kaldım. Bizimle konuşulması yasaklandığından bu yana tam elli gün geçmişti. Ellinci günün sabahında evlerimizden birinin damında sabah namazını kıldım. Allah'ın Kur'ân'da bizden bahsettiği üzere canım iyice sıkılmış, o geniş olan yeryüzü bana dar gelmiş bir vaziyette otururken; Sel' Dağı'nın tepesinden birinin yüksek bir sesle:

"Ka'b ibn Mâlik müjde müjde" diye bağırdığını duydum. Kurtuluş gününün geldiğini anlayarak hemen secdeye kapandım.

Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sabah namazını kıldırınca, Allah'ın tevbelerimizi kabul ettiğini ilan etmiş, bunun üzerine halk bize müjde vermeye koşoyurdu. İki arkadaşıma da müjdeciler gitmiş, bunlardan biri bana doğru at koşturmuş, Eslem kabilesinden bir diğer müjdeci de koşup Sel' Dağı'na tırmanıp oradan bağırmış, Onun sesi atlıdan önce bana ulaşmış, sesini duyduğum müjdeci yanıma gelip beni tebrik edince, sırtımdaki iki elbiseyi de çıkardım, müjdesine karşılık ona giydirdim. Yemin ederim ki o gün bunlardan başka elbisem yoktu.

Emanet olarak iki elbise bulup hemen giydim, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'i görmek üzere yola düştüm. Beni gurup gurup karşılayan sahabiler tevbemin kabul edilmesi sebebiyle beni tebrik ediyor ve Allah'ın seni bağışlaması kutlu olsun diyorlardı.

Nihayet mescide girdim Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) toplumun ortasında oturuyordu. Talha ibn Ubeydullah hemen ayağa kalktı, koşarak yanıma geldi, elimi sıktı ve beni tebrik etti. Vallahi muhacirlerden ondan başka kimse ayağa kalkmadı. Ravi der ki: Ka'b talha'nın bu davranışını hiç unutmazdı. Ka'b sözünü şöyle sürdürdü: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'e selam verdiğimde yüzü sevinçten parlayarak şöyle dedi: "Annen seni doğurduğundan beri üzerinden geçen günlerin en hayırlısıyla seni müjdelerim." Ben de Ya Rasûlallah bu tebrik ve müjde senin tarafından mıdır yoksa Allah tarafından mıdır? diye sordum. "Benim tarafımdan değil yüce Allah tarafındandır"

Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir