Riyâzus-Sâlihîn — Sayfa 306
Açlık ve Sade Yaşamanın Üstünlüğü
Riyâzus-Sâlihîn kitabının 306. sayfası — Açlık ve Sade Yaşamanın Üstünlüğü bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
şey bulamamıştı. Ebu Ubeyde bize hurmayı tane tane veriyordu. O bir hurma ile nasıl geçinebiliyordunuz diye sordular Cabir: o hurmayı çocuğun meme emmesi gibi emer sonra üzerine su içerdik de o gün geceye kadar o bize yeterdi. Değneklerimizle ağaç yapraklarını silker sonra onları su ile ıslatıp yerdik nihayet deniz sahiline geldik önümüze büyük kum tepesi gibi bir şey göründü, yanına vardığımızda onun anber balığı olduğunu öğrendik Ebu Ubeyde, bu ölü bir hayvandır yenilmez dedi sonra biz Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)in elçileriyiz Allah yolundayız ve son derece sıkıntılıyız onun için yiyiniz dedi. Biz üç yüz kişi idik bir ay onu yiyerek yaşadık hatta şişmanladık, balığın göz çukurundan kapla yağ doldurduk o balıktan öküz büyüklüğünde parçalar kesiyorduk. Ebu Ubeyde bizden onüç kişiyi alıp balığın göz çukuruna oturttu onun kaburga kemiklerinden birini alıp yanımızdaki develerin en yükseğini eğerleyerek kaburga kemiğinin altından geçti. Balığın etinden pastırma yapıp sakladık Medine'ye geldiğimizde Rasulullah'ın yanına gidip olup bitenleri anlattık bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O Allah'ın sizin için çıkardığı bir rızıktır onun etinden yanınızda bir şey var mı? bize de yediriniz" buyurdu. Biz de ondan Rasulullah'a bir parça gönderdik o da yemiş oldu. (Müslim Sayd 17)
519-
وعن أَسْمَاءَ بِنْتِ يَزيدَ رضي اللهُ عَنْهَا قالت : كان كُمَّ قَمِيصِ رسولِ الله (عليه وسلم) إلى الرُّصْغِ .
519: Esma binti Yezid (Allah ondan razı olsun) şöyle demişti.
"Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)in gömleğinin kolu bileğine kadardı." (Ebu Davud Libas 3)
520-
وعن جابر (رضي الله عنه) قال : إنا كُنَّا يَوْمَ الخَنْدَقِ نَحْفرُ، فَعَرَضَتْ كُدْيَةٌ شَدِيدَةٌ، فَجَاؤُوا إلى النبي (عليه وسلم) فقالوا: هذِهِ كُدْيَةٌ عَرَضَتْ في الخَنْدَقِ. فقال : أنا نَازِلٌ . ثُمَّ قَامَ، وَبَطْنُهُ مَعْصُوبٌ بِحَجَرٍ، وَلَبِثْنَا ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ لا نَذُوقُ ذَوَاقاً فَأخذ النَّبِيُّ (عليه وسلم) المِعْوَلَ، فَضَرَبَ، فَعَادَ كَثِيباً أَهْيَلَ، أَوْ أَهْيَمَ، فقلتُ : يا رسولَ الله ائْذنَ لي إلى البَيْتِ، فقلتُ لإمرأَتِي : رأيتُ بالنبيِّ (عليه وسلم) شَيْئاً ما في ذلِكَ صَبْرٌ فَعِنْدَكِ شَيْءٌ؟ فقالت : عِنْدِي شَعِيرٌ وَعَنَاقٌ، فَذَبَحْتُ العَنَاق, وطَحَنَتْ الشَّعِيرَ حَتَّى جَعَلْنَا اللحمَ في البُرْمَةِ، ثُم جئْتُ النبيَّ (عليه وسلم) ، وَالعَجِينُ قَدِ انكَسَرَ، والبُرمَةُ بَيْنَ الأثافِيِّ قَد كَادَتْ تَنْضِجُ، فقلتُ : طُعَيِّمٌ لي، فَقُمْ أنت يا رسولَ الله وَرَجُلٌ أَوْ رَجُلان، قال : كَمْ هُوَ؟ فَذَكَرْتُ له فقال : كَثِيرٌ طَيِّبٌ، قُل لَهَا لاَ تَنْزِعِ البُرْمَةَ، ولا الخُبْزَ مِنَ التَّنُّورِ حَتَى
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir