Riyâzus-Sâlihîn — Sayfa 42
Sabrın Fazileti
Riyâzus-Sâlihîn kitabının 42. sayfası — Sabrın Fazileti bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
الأرض فَيُجْعَلُ فِيهاَ, ثُمَّ يُؤْتَي بِالْمِنْشَارِ فَيُوضَعُ عَلَى رَأْسِهِ فَيُجْعَلُ نِصْفَيْنِ, وَيُمْشَطُ بِأَمْشَاطِ الحديدِ مَا دُونَ لَحْمِهِ وَعَظْمِهِ, مَا يَصُدُّهُ ذَلِكَ عَنْ دِينِه,ِ وَاللَّهِ لَيُتِمَّنَّ اللهُ هَذَا الأمر حَتَّى يَسِيرَ الرَّاكِبُ مِنْ صَنْعَاءَ إِلَى حَضْرَمَوْتَ لاَ يَخَافُ إلا اللَّهَ وَالذِّئْبَ عَلَى غَنَمِهِ, وَلَكِنَّكُمْ تَسْتَعْجِلُونَ. وَفِي رِواَيَةٍ : وَهُوَ مُتَوَسِّدٌ بُرْدًةً وَقَدْ لَقِيناَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ شِدَّةً .
41: Ebû Abdullah Habbâb ibn Eret (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Hırkasını yastık ederek dayamış Kâbe'nin gölgesinde istirahat ederken, biz Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e müşriklerden çektiğimiz sıkıntılardan dolayı şikayette bulunduk. Bizler için Allah'tan yardım dilemiyecek misiniz, bizim için dua etmeyecek misiniz? dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de şöyle buyurdular: "Önceki toplumlardan bir mü'min yakalanır, yerde bir çukur kazılır ve onu çukura gömerler, sonra bir testere getirilir ve başından aşağı testereyle ikiye ayrılır, vücudu demir taraklarla etinin altındaki kemiği ve siniri taranırdı. Fakat bütün bu yapılanlar onu dininden döndüremezdi. Yemin ederim ki Allah mutlaka bu dini yeryüzüne hakim kılacaktır. Öylesine hakim kılacak ki, tek başına bir atlı San'adan Hadramevt'e kadar selametle gidecek, Allah'tan ve koyunlarına zarar verecek kurttan başka hiç bir şeyden korkmayacaktır. Ne var ki siz acele ediyorsunuz." Buhârî'nin başka bir rivayetinde: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) hırkasına bürünmüştü, bizler de müşriklerden çok işkence görüyorduk şeklindedir. (Buhârî, Menâkıb 25)
42-
عَنْ ابن مَسْعُودٍ (رضي الله عنه) قال : لَمَّا كان يَوْمُ حُنَيْنٍ آثَرَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ نَاسًا فِي الْقِسْمَةِ فَأَعْطَى الأقْرَعَ بْنَ حَابِسٍ مِائَةً مِنَ الإبل, وَأَعْطَى عُيَيْنَةَ بْنَ حِصْنٍ مِثْلَ ذَلِكَ, وَأَعْطَى نَاسًا مِنْ أَشْرَافِ الْعَرَبِ وَآثَرَهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْقِسْمَةِ. فَقال رَجُلٌ : وَاللَّه ِإن هَذِهِ قِسْمَةٌ مَا عُدِلَ فِيهَا, وَمَا أُرِيدَ فِيهَا وَجْهُ اللَّهِ, فَقُلْتُ : وَاللَّهِ لأُخْبِرَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ فَأَتَيْتُهُ فَأَخْبَرْتُهُ بِمَا قال, فَتَغَيَّرَ وَجْهُهُ حَتَّى كان كَالصِّرْفِ. ثُمَّ قال : فَمَنْ يَعْدِلُ إذا لَمْ يَعْدِلِ اللَّهُ وَرَسُولُهُ ثُمَّ قال : يَرْحَمُ اللَّهُ مُوسَى قَدْ أُوذِيَ بِأَكْثَرَ مِنْ هَذَا فَصَبَرَ. فَقُلْتُ : لاَ جَرَمَ لاَ أَرْفَعُ إِلَيْهِ بَعْدَهَا حَدِيثًا .
42: Abdullah ibn Mes'ûd (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Huneyn savaşından gelen ganimetleri taksim ederken Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir