Riyâzus-Sâlihîn — Sayfa 889
Belli Bir Konuyu Kapsamayıp Hoş Cazip ve İlginç Hadisler
Riyâzus-Sâlihîn kitabının 889. sayfası — Belli Bir Konuyu Kapsamayıp Hoş Cazip ve İlginç Hadisler bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
- Ey İbrahim bizi konuşup görüşecek bir kimsenin yiyip içecek bir şeyin bulunmadığı bu vadide tek başına bırakıp ta nereye gidiyorsun? Diye birkaç sefer sormasına rağmen İbrahim (sallallahu aleyhi vesellem) dönüp bakmadı bile, sonunda Hacer:
- Bunu böyle yapmanı sana Allah mı emretti, deyince, İbrahim:
- Evet, Allah emretti, diye cevap verdi. Hacer:
- Öyleyse Allah bizi korur, dedi ve oğlunun yanına döndü.
İbrahim (a.s.) yürüdü gitti, kimsenin kendisini göremediği Seniyye mevkiine varınca yüzünü Kabe tarafına çevirdi ve ellerini kaldırarak şöyle dua etti:
"Ey Rabbimiz! soyumdan bir kısmını ekin bitmez bir yere, senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz! namazı devamlı ve tam bir duyarlılık içinde kılıp yerine getirsinler. Artık sen, insanlardan bir kısmının gönlünü hevesle oralara meylettir ki, hac ve umre maksadıyle gelip gitmelerinde de çeşitli meyvelerle rızıklandır onları, belki şükrederler." (14 İbrahim suresi, 37)
Hâcer İsmail'i emziriyor ve kırbadaki sudan içiyordu. Nihayet kırbadaki su tükendi, hem kendi hem de oğlu susadı. Hâcer çocuğun susuzluktan toprak üzerinde yuvarlandığını görünce yavrusunun bu acıklı haline bakmaktan üzülerek onun yanından kalkıp oraya en yakın tepe olan Safa'ya gitti ve tepenin üstüne çıktı. Sonra acaba bir kimse görebilir miyim diye vadiye bakındı, fakat kimseyi göremedi. Safa tepesinden inip vadiye gelince koşmasına engel olmasın diye elbisesinin eteğini topladı, sonra da çok zor durumda kalan bir insanın gayretiyle koşmaya başladı vadiyi geçip Merve'ye geldi. Tepenin üzerine çıkıp acaba birini görebilir miyim diye bakındı fakat kimseyi göremedi. İki tepe arasında böylece yedi defa gidip geldi.
İbni Abbas diyor ki Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) "İşte bundan dolayı halk Safa ile Merve arasında sa'y ederler" buyurarak sözüne devam etti. Hacer Merve tepesine çıkınca bir ses duydu. Kendi kendine Sus dinle dedi. Sonra iyice kulak verdi. Aynı sesi bir daha duydu. Tamam sesini duyurdun, eğer bize yardım edebilecek durumda isen bize yardım et, dedi. Bir de baktı ki şimdiki zemzemin olduğu yerde bir melek topuğuyla veya kanadıyla toprağı kazıp zemzemi ortaya çıkardı. Hâcer de akıp gitmesin diye suyun etrafını çevirmeye ve bir taraftan da kırbasını doldurmaya çabalıyordu. Hâcer suyu avuçladıkça yerden su kaynıyordu. İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun) şöyle dedi: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Allah İsmail'in annesine rahmet etsin, zemzemi kendi haline bıraksaydı veya suyu avuçlamasaydı zemzem suyu akan bir ırmak olurdu, buyurdu. İbni Abbas sözüne şöyle devam etti:
Hâcer sudan içti, yavrusunu emzirdi. Melek ona:
- Sakın mahvoluruz diye korkmayın. İşte şurası Beytullahınyeridir. Onu şu çocukla
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir