Şükreden Zenginin Fazileti
Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 334
Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Şükreden Zenginin Fazileti" bölümü 334. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.
Bölüm: 64
Şükreden Zenginin Fazileti
قال الله تعالى : [ فَأَمَّا مَن أَعْطَى وَاتَّقَى وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى ]
"Sizden her kim başkaları için harcar ve Allahtan korkarsa ve o en güzel kelimeyi yani kelime-i tevhidi tasdik eder ve doğrularsa artık ona en kolay yolu kolaylaştırıp o yolda başarılı kılacağız." (92 Leyl 5-7)
قال الله تعالى : [ وسيجنبها الأتقى الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّى وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَى إلا ابْتِغَاء وَجْهِ رَبِّهِ الأعْلَى وَلَسَوْفَ يَرضي ]
"Allahtan korkanları o cehennem ateşinden uzak kalacaklardır. Onlar ki, mallarını ve öz benliklerini arındırmak için başkalarına harcarlar. Böyleleri iyiliğine karşı hiçbir kimseden karşılık beklemez. Verdiğini sadece yüce Rabbinin rızasına ermek için verir. İşte böyleleri de zamanı geldiğinde, Allah'ın vereceği nimet ve ikramlara razı olacaklardır veya Rabbi de onlardan razı olacaktır." (92 Leyl 18-21)
قال الله تعالى : [ إن تُبْدُواْ الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَ وَإن تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَاء فَهُوَ خَيْرٌ لُّكُمْ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّئَاتِكُمْ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ]
"Yardımları açıktan yapmanız iyidir, güzeldir. Ama muhtaç kimseye gizlice vermeniz sizin için daha hayırlı olur. Böylelikle Allah o sadaka ile günahlarınızdan bir kısmını örter. Allah yapmakta olduklarınızdan haberi olandır." (2 Bakara 271)
قال الله تعالى : [ لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍ فَإن اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ ]
"Size gelince ey mü'minler! sevdiğiniz şeylerden Allah rızası için başkalarına harcamadıkça, gerçek erdemliliğe ve hayra ulaşamazsınız. Ve her ne harcamışsanız Allah mutlaka onu bilir." (3 Al-i İmran 92)
571-
وعن عبدِ الله بن مسعودٍ (رضي الله عنه) قال قال رسولُ الله (عليه وسلم) : لاَ حَسَدَ إلا فِي اثْنَتَينِ: رَجُلٌ آتاهُ الله مَالا فَسَلَّطَهُ عَلى هَلَكَتِهِ في الحَقِّ، وَرَجُلٌ
آتاهُ الله حِكْمَةً فَهُو يَقضِي بِها ويُعَلِّمُهَا .
571: İbni Mes'ud (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yalnızca şu iki kimseye imrenilebilir, onlar gibi olmak istenebilir veya bu iki kimseye hased edilir ve bunlardaki bu nimetin yok olması istenir. Biri Allah'ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcamayı becerip başarabilen kimse, ikincisi kendisine ilim ve hikmet verilip onunla hükmeden ve onları öğreten kimse." (Buhari, İlim 15, Müslim Müsafirin 268)
572-
وعن ابْنِ عُمَر (رضي الله عنه) ، عن النبي (عليه وسلم) قال : لا حَسَدَ إلا في اثْنَتَيْنِ : رجُلٌ آتاهُ الله القرآن، فهو يَقُومُ بِهِ إناءَ اللَّيلِ وإناءَ النَّهَارِ، وَرَجُلٌ آتاهُ الله مالا فهوَ يُنْفِقهُ إناءَ اللَّيْلِ وإناءَ النَّهَارِ .
572: İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yalnız şu iki kimseye imrenilir ve onlar gibi olmak istenebilir. Veya bu iki kimseye hased edilir ve bunlardaki bu nimetin yok olması istenir. Biri Allah'ın kendisine verdiği Kur'an ile gece ve gündüz meşgul olan kimse, diğeri de Allah'ın kendisine verdiği malı gece gündüz harcayan kimse." (Buhari, temenni 5, Müslim, Misafirin 266)
573-
وعَنَ أبي هريرة (رضي الله عنه) أن فُقَرَاءَ المُهَاجرينَ أتَوْا رَسُولَ الله (عليه وسلم) ، فَقالوا: ذَهَبَ أَهْلُ الدُّثُورِ بالدَّرَجاتِ العُلَى، والنَّعِيمِ المُقِيمِ، فَقال : وَمَا ذَاكَ؟ فقالوا : يُصَلُّونَ كَمَا نُصَلِّي، ويَصُومُونَ كما نَصُومُ، وَيَتَصَدَّقُونَ ولا نتصَدَّقُ، ويَعتِقُونَ ولا نَعتِقُ، فقال رسولُ الله (عليه وسلم) : أَفَلا أُعَلِّمُكُمْ شَيْئاً تُدرِكونَ بِهِ مَنْ سَبَقَكُمْ، وتَسْبِقُونَ بِهِ مَنْ بَعْدَكُمْ، وَلاَ يَكُونُ أَحَدٌ أَفْضَلُ مِنكُمْ إلا مَنْ صَنَعَ مِثْلَ ما صَنَعْتُمْ؟. قالوا : بَلَى يا رسولَ الله، قال : تسَبِّحُونَ، وتَحْمدونَ وتكَبِّرُونَ، دُبُرَ كُلَ صَلاةٍ ثلاثا وثَلاثينَ مَرَّةً. فرَجَعَ فُقَرَاءُ المُهَاجرينَ إلى رسولِ الله (عليه وسلم) ، فَقالو ا: سمعَ إخْوَاننَا أَهْلُ الأموال بِمَا فَعَلْنَا فَفَعَلُوا مِثْلَهُ ؟ فَقال رسولُ الله (عليه وسلم) : ذلِكَ فَضْلُ الله يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ .
573: Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Muhacirlerin fakirleri bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e gelerek: Varlık sahibi müslümanlar cennetin yüksek derecelerini ve ebedi nimetlerini kazandılar gittiler, dediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): Hayrola onlar ne yaptılar ki, diye sordu. Fakir muhacirler
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir