Yolculukta Tekbir ve Tesbih Getirmek
Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 501
Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Yolculukta Tekbir ve Tesbih Getirmek" bölümü 501. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.
طالبٍ (رضي الله عنه) أُتِيَ بِدَابَّةٍ لِيَرْكَبَهَا، فَلَمَّا وَضَعَ رِجْلَهُ في الرِّكَابِ قال: بِسْمِ الله، فَلَمَّا اسْتَوَى عَلى ظهْرِها قال: الحَمْدُ لِلَّهِ، ثم قال: [سبحَان الَّذِي سَخَّرَ لنَا هذَا، وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرنينَ وإِنَّا إلى رَبِّنا لمُنْقَلِبُونَ] ثُمَّ قَالَ: الحَمْدُ لِلَّهِ، ثَلاثَ مَرَّات، ثُمَّ قال: الله أَكْبَرُ، ثَلاثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ قالَ: سُبْحَانَكَ إنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فإنَّهُ لا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إلاَّ أَنْتَ، ثُمَّ ضَحِكَ، فَقِيلَ: يَا أَمِيرَ المُؤْمِنِينَ، مِنْ أَيِّ شَيْءٍ ضَحِكْتَ؟ قال: رَأَيْتُ النَبِيَّ ﷺ فَعَلَ كَما فَعَلْتُ، ثُمَّ ضَحِكَ، فقلتُ: يا رسولَ الله مِنْ أَيِّ شَيْءٍ ضَحِكْتَ؟ قال: إنَّ رَبَّكَ يَعْجَبُ مِنْ عَبْدِهِ إذا قال: اغْفِرْ لي ذُنوبي، يَعْلَمُ أَنَهُ لاَ يَغْفِرُ الذُنُوبَ غَيْرِي .
974: Ali İbni Rabia (Allah ondan razı olsun)'dan, şöyle demiştir: Ali ibni Ebi Talibi gördüm. Binmesi için hayvanı getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca, Bismillah dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca: Elhamdulillah dedi ve sonra şöyle dedi; "Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz", dedi üç defa Elhamdülillah, üç defa Allahü ekber dedi sonra da: "Ey Rabbim seni tesbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla çünkü senden başka günahı bağışlayacak olan yoktur" ayetini okudu ve güldü. Bunun üzerine ey mü'minlerin emiri niçin güldün? dediler. O da şu cevabı verdi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in benim yaptığım gibi yaptığını ve benim güldüğüm gibi güldüğünü görmüş ve Ey Allah'ın Resulü niçin güldün? diye sormuştum: "Yüce Rabbin benden başka günahları bağışlayacak bir kimsenin olmadığını bilerek günahlarımızı bağışla diye dua eden kulundan razı olur" buyurmuştur, dedi. (Ebu Davud, Cihad 74, Tirmizi, Deavat 46)
Bölüm: 171
Yolculukta Tekbir Ve Tesbih Getirmek
975-
عن جابرٍ (رضي الله عنه) قال: كُنَّا إذا صعِدْنَا كَبَّرْنَا، وَإذا نَزَلْنَا سَبَّحْنَا .
975: Cabir (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz yolculukta rampalara çıkarken "Allahü ekber", vadilere inişlerde de "Sübhanallah" derdik. (Buhari, Cihad 132)
976-
وعنِ ابنِ عُمرَ رَضِىَ اللهُ عَنْهُما قال : كانَ النبيُّ ﷺ وَجُيُوشُهُ إذا عَلَوُا الثَنَايَا كَبَّرُوا، وَإذا هَبَطُوا سَبَّحوا.
976: İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ve askerleri tepelere çıkarlarken "Allahüekber", düzlüklere indiklerinde de "Sübhanallah" diye tesbih ederlerdi. (Ebu Davud, Cihad 72)
977-
وعنهُ قال: كانَ النَبيُّ ﷺ إذا قَفَلَ مِنَ الحَجِّ أَوِ العُمْرَةِ كُلَّمَا أَوْفَى عَلى ثَنِيَّةٍ أَوْ فَدْفَدٍ كَبَّرَ ثَلاثاً، ثُمَّ قَالَ: لا إلهَ إلاَّ الله وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ، وَهُوَ على كُلِّ شَيْ قَدِيرٌ. آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونَ سَاجِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ. صَدَقَ الله وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَهَزَمَ الأحْزَابَ وَحْدَه .
وفي روايةٍ لمسلم: إذا قَفَلَ مِنَ الجُيوشِ أوِ السَّرَايَا أَو الحَجِّ أو العُمْرَةِ.
977: Yine İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Hac ve Umre'den dönerken her yokuş ve yüksek yere çıktığında üç kere "Allahüekber" der, sonra: "Allah'tan başka ilah yoktur, onun ortağı yoktur, mülk onundur, hamd ona mahsustur, onun her şeye gücü yeter. Artık dönüyoruz, günahlarımızdan tevbe, Allah'a ibadet, secde ve hamd ederiz. Allah verdiği sözü yerine getirdi, kuluna yardım etti ve o kudretiyle düşman ordularını hezimete uğratıp perişan etti" buyururdu. (Buhari, Cihad 158)
Müslim'in değişik bir rivayetinde; "Büyük ve küçük harblerden veya hac ve umreden döndüğünde" kaydı yer almaktadır. (Müslim, Hac 428)
978-
وعن أبي هُريرَةَ (رضي الله عنه) ، أَنَّ رَجُلاَ قال: يا رسولَ الله، إنِّي أُرِيدُ أن أُسَافِرَ فَأَوصِنِي، قال : عَلَيْكَ بِتَقْوى الله، وَالتكْبِيرِ عَلى كلّ شَرَفٍ. فَلَمَّا وَلَّى الرَّجُل، قالَ : اللَّهُمَ اطْوِ لَهُ البُعْدَ، وَهَوِّنْ عَلَيْهِ السَّفَرَ .
978: Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayete göre bir adam Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'e: -Ey Allah'ın elçisi sefere çıkmak istiyorum, bana öğüt ver, dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'de ona: "Allah'tan kork , her yüksek yere çıktığında Allahüekber de." buyurdu. Adam gittikten sonra arkasından: "Allahım ona uzakları yakın et ve bu seferi ona kolay kıl" diye dua etti. (Tirmizi, Deavat 45)
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir